Skip to content

Archive

Category: Genel

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU YÖNETMELİĞİ
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin yargılama ve yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesine dair usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 - (1) Bu Yönetmelik, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP’ın kullanılmasına dair usul ve esasları kapsar.
Dayanak
MADDE 3 - (1) Bu Yönetmelik, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 118 inci maddesinin ikinci fıkrası, 317 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 386 ncı maddesi, 445 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 449 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 - (1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Avukat Bilgi Sistemi: Avukatların internet üzerinden UYAP’a erişim yaparak elektronik ortamda işlem yapabilmelerini sağlayan sistemi,
b) Bakanlık: Adalet Bakanlığını,
c) Bilirkişi Bilgi Sistemi: Bilirkişilerin internet üzerinden UYAP’a erişim yaparak elektronik ortamda işlem yapabilmelerini sağlayan sistemi,
ç) Bilişim sistemi: Bilgisayar, çevre birimleri, iletişim altyapısı ve programlardan oluşan veri işleme, saklama ve iletmeye yönelik sistemi,
d) Daire başkanı: Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi başkanını,
e) Dış birim: UYAP sistemine dâhil olmayan diğer kamu kurumları ve özel kuruluşları,
f) Elektronik ortam: Bilişim sistemi ve bilişim ağından oluşan toplam ortamı,
g) Elektronik veri: Elektronik, optik veya benzeri yollarla üretilen, taşınan veya saklanan kayıtları,
ğ) Erişim: Bir bilişim sistemine bağlanarak kullanım imkânı kazanılmasını,
h) Hukuk dairesi: Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesini,
ı) Kanun: Hukuk Muhakemeleri Kanununu,
i) Kayıt: Fizikî veya elektronik ortamda üretilen ya da bu ortama aktarılan veya taşınan, bilgi, belge ve verinin saklanmasını,
j) Kurum Bilgi Sistemi: Tüzel kişilerin internet üzerinden UYAP’a erişim yaparak elektronik ortamda işlem yapabilmelerini sağlayan sistemi,
k) Ön büro: Davanın açılmasından başlamak üzere yargılama ile ilgili bütün işlemler ile mahkemelere sunulan veya mahkemelerden talep edilen her türlü evraka ilişkin işlemlerin yapıldığı, genellikle adliyelerin giriş kısımlarında bulunan ve tüm hukuk mahkemelerine hizmet veren yazı işleri birimini,
l) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS): UYAP Bilişim Sisteminde ses ve görüntünün aynı anda elektronik ortamda iletildiği, kaydedildiği ve saklandığı ses ve görüntü bilişim sistemini,
m) Tevzi bürosu: Dava ve işlerin mahkemelere gönderilmesi işleminin yapıldığı yeri,
n) Tevzi kriteri: Dava, istinabe ve işlerin mahkemelere dağılımının ne şekilde yapılacağını gösteren usul ve esasları,
o) Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP): Adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan yargı bilişim sistemini,
ö) Vatandaş Bilgi Sistemi: Vatandaşların internet üzerinden UYAP’a erişim yaparak elektronik ortamda işlem yapmalarını sağlayan sistemi,
p) Veri: Bilgisayar tarafından üzerinde işlem yapılabilen her türlü değeri,
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Genel Esaslar
UYAP’ın kullanılması
MADDE 5 - (1) Mahkemeler ve hukuk dairelerinin iş süreçlerindeki her türlü veri, bilgi ve belge akışı ile dokümantasyon işlemleri, bu işlemlere ilişkin her türlü kayıt, dosyalama, saklama ve arşivleme işlemleri ile uyum ve işbirliği sağlanmış dış birimlerle yapılacak her türlü işlemler UYAP ortamında gerçekleştirilir.
(2) Daire başkanı, hâkim, üye, yazı işleri müdürü ve diğer personel iş listesini günlük olarak kontrol etmek ve yargılamanın bulunduğu aşamanın gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür.
(3) Mahkemelere ve hukuk dairelerine fizikî olarak verilen ve gönderilen her türlü evrak, elektronik ortama aktarılarak UYAP’a kaydedilir ve ilgili birime gönderilir.
(4) Taraf ve vekilleri ile diğer ilgililer güvenli elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla mahkemeler veya hukuk dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilirler.
(5) Gelen evraktan sorumlu personel, UYAP üzerinden mahkeme veya hukuk dairelerine gönderilen ve işlistesine düşen belgeleri derhal ilgili kişiye ya da doğrudan dosyasına aktarır. Hâkimin onayını gerektiren evrak hâkimin iş listesine yönlendirilir.
(6) Tutanak, belge ve kararlar elektronik ortamda düzenlenir ve gerekli olanlar ilgilileri tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanır. Elektronik ortamda düzenlenen ve güvenli elektronik imza ile imzalanan evrak UYAP kapsamındaki birimlere elektronik ortamda gönderilir. Ayrıca fizikî olarak gönderilmez.
(7) Teknik nedenlerle fizikî olarak düzenlenen belge veya kararlar, engelin ortadan kalkmasından sonra derhal elektronik ortama aktarılır, yetkili kişilerce güvenli elektronik imza ile imzalanarak UYAP’a kaydedilir ve gerektiğinde UYAP vasıtasıyla ilgili birimlere iletilir. Bu şekilde elektronik ortama aktarılarak ilgili birimlere iletilen belge ve kararların asılları mahallinde saklanır, ayrıca fizikî olarak gönderilmez. Ancak, belge veya kararın aslının incelenmesinin zorunlu olduğu hâller saklıdır. Elektronik ortama aktarılması imkânsız olan belgeler ise fiziki ortamda saklanır ve gerektiğinde fizikî olarak gönderilir.
(8) UYAP üzerinden hazırlanmış ve güvenli elektronik imza ile imzalanmış evrakın dış birimlere elektronik ortamda gönderilememesi halinde; belge veya kararın fizikî örneği alınır, güvenli elektronik imza ile imzalanmış aslının aynı olduğu belirtilerek altı hâkim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanmak sureti ile gönderilir.
(9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. Elektronik ortamda yapılacak işlemlerin, ertesi güne sarkmaması açısından saat 00:00′a kadar yapılması zorunludur.
(10) Fizikî ortamda yapılan işlemlerde süre mesai saati sonunda biter.
Yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi
MADDE 6 - (1) Mahkemelerde ve hukuk dairelerinde bir yazı işleri müdürü, yeterli sayıda zabıt kâtibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler bulunur.
(2) Yazı işleri hizmetleri ilgisine göre mahkeme hâkimi veya daire başkanının denetimi altında, ilgili yazı işleri müdürü ve onun yönetiminde zabıt kâtibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür.
(3)Yazı işleri müdürünün görevleri şunlardır:
a) Mahkeme yazı işlerini denetlemek.
b) Talep halinde gerekçeli kararın tebliğini sağlamak.
c) Harç tahsil müzekkerelerini yazmak ve kesinleştirme işlemlerini yapmak.
ç) Zabıt kâtipleri arasında iş bölümü yapmak.
d) Dava dilekçesini ve havalesi gereken evrakı havale etmek.
e) Yönetimi altında bulunan zabıt kâtipleri ve diğer memurları yetiştirmek.
f) Hukukî başvuru veya kanun yolları incelemesi için dosyayla ilgili gerekli işlemleri yapmak ya da yaptırmak.
g) Bilirkişilere fiziki ortamda teslimi gereken dosyalarla ilgili işlemleri yerine getirmek.
h) Harcın hesaplanması ve hukuk mahkemeleri veznesi bulunmayan yerlerde tahsiline ilişkin işlemleri yapmak.
ı) Dosyaya ait kıymetli evrak ve değerli eşyanın uygun yerde muhafazasını sağlamak.
i) Yargılamanın bulunduğu aşamanın gereklerini yerine getirmek.
j) Arşivin düzenli tutulmasını sağlamak.
k) Teminatın iadesi gereken hallerde gerekli işlemleri yerine getirmek.
l) Mevzuattan kaynaklanan veya hâkim tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.
(4) Zabıt kâtibinin görevleri şunlardır:
a) Duruşma ve keşiflere katılmak, hâkim tarafından yazdırılanlar ile doğrudan yazılmasına izin verilen beyanlarıtutanağa yazmak.
b) Ara kararları yerine getirmek.
c) Gerekçeli kararları hâkimin bildirdiği şekilde yazmak.
ç) Yargılaması devam eden dosyaları düzenli ve eksiksiz bir şekilde muhafaza etmek.
d) Tamamlanıp kesinleşen dosyaları arşive kaldırtmak.
e) Tarafların dosyaları incelemesine nezaret etmek ve dosya inceleme tutanağını düzenlemek.
f) Karar ve tutanakları dikkat ve itina ile yazarak imzasız bırakmamak.
g) Cevabı gelmeyen müzekkerelerin tekidini yapmak.
ğ) Dizi pusulası düzenlemek.
h) Mevzuattan kaynaklanan veya hâkim ya da yazı işleri müdürünün vereceği diğer görevleri yerine getirmek.
(5) Mübaşirin görevleri şunlardır:
a) Kâtip tarafından hazırlanan ve duruşması yapılacak dosyaları incelenmek üzere duruşma gününden önce hâkime götürmek.
b) Günlük duruşma listesini yapmak ve görülebilecek bir yere asmak.
c) Duruşma sırası gelenleri duruşma salonuna davet etmek.
ç) Duruşmaya alınanların salondaki yerlerini göstermek ve buna uyulmasını sağlamak.
d) Yemin verilmesi ve kararın açıklanması başta olmak üzere, duruşma ve keşif esnasında izlenmesi gereken davranış kurallarını taraflara ve ilgililere açıklamak.
e) Müzekkereler ve tebligatların ilgili kurum ya da kişilere ulaşmasını sağlamak üzere posta ve zimmet işlemlerini yerine getirmek.
f) Duruşmanın gizli yapılması kararı alındığında salonu boşaltmak.
g) Hâkimin uygun bulduğu kişilerin dosyadan fotokopi almasına yardımcı olmak.
ğ) Ertelenen duruşma tarihini yazarak taraflara vermek.
h) Arşive gitmesi gereken dosyalar ile arşivden çıkarılması gereken dosyalara ilişkin işlemleri yapmak ve arşivi düzenli tutmak.
ı) Fiziki ortamda sunulan evrakı en kısa sürede dosyasına düzenli bir şekilde takmak.
i) Hâkimin ve yazı işleri müdürünün vereceği diğer görevleri yerine getirmek.
(6) Hizmetlinin görevleri şunlardır:
a) Mahkemeye ait alanları tertipli, düzenli ve temiz halde tutmak.
b) Mübaşirin olmadığı ya da yetersiz kaldığı zamanlarda ona ait işleri yapmak ve yardımcı olmak.
c) Hâkimin ve yazı işleri müdürünün vereceği diğer görevleri yerine getirmek.
İş bölümü ve denetim
MADDE 7 - (1) Yazı işleri müdürü, ilgisine göre hâkimin veya daire başkanının onayını alarak, zabıt kâtibi, memur, mübaşir ve diğer görevliler arasında iş bölümü yapar. Yazı işleri bürosunun birden fazla hâkime bağlı çalıştığı ilk derece hukuk mahkemelerinde tüm hâkimlerin onayı alınır.
(2) Yazı işleri müdürü, hizmetlerin verimli ve düzenli bir şekilde yürütülmesi için zabıt kâtipleriyle, memur ve diğer görevlilere işlerin öğretilmesi de dâhil olmak üzere her türlü tedbiri alır. İlgili yazı işleri müdürü ve personel işin birikmesi veya gecikmesinden birlikte sorumludur.
(3) Yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve denetlenmesinde gerektiğinde hukuk dairesi başkanı üyelere görev verebilir.
Hâkim ve savcı adayları ile avukat stajyerlerinin yazı işleri hizmetlerinde çalıştırılması
MADDE 8 - (1) Avukat stajyerleri ilgisine göre hâkim veya daire başkanının uygun görmesi ile uygulama bilgilerini geliştirmek amacıyla yazı işleri hizmetlerinde çalıştırılabilir. Ancak bir defa yapmakla öğrenebilecek işler devamlı yaptırılamaz.
(2) Hâkim ve savcı adayları, 1/6/2004 tarihli ve 25479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adayları ile İdari Yargı Hâkim Adaylarının Staj Dönemi ile Staj Mahkemelerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre yazı işleri hizmetlerinde çalıştırılabilir.
İKİNCİ KISIM
Mahkemeler ve Hukuk Daireleri Yazı İşleri Hizmetleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Kayıtlar, Tahsis Amacı ve Kullanılış Şekli
Tutulacak kayıtlar
MADDE 9 - (1) Mahkemeler ve hukuk dairelerinde aşağıda gösterilen kayıtların UYAP’ta tutulmasızorunludur. Bu kayıtlar tarih, sıra numarası, hazırlayan veya onaylayan kişiye göre sorgulanabilir şekilde tutulur. Tutulacak kayıtlar şunlardır:
a) Esas kaydı.
b) Karar kaydı.
c) İstinaf kaydı.
ç) Temyiz kaydı.
d) İstinabe kaydı.
e) Değişik işler kaydı.
f) Duruşma günleri kaydı.
g) Keşif günleri kaydı.
ğ) Taşra istinaf veya temyiz kaydı.
h) Satış talep edilen ortaklığın giderilmesi dosyalarının kaydına mahsus esas kaydı.
ı) Ortaklığın giderilmesi satış paralarının kaydına mahsus kasa kaydı.
i) Tereke esas kaydı.
j) Tereke karar kaydı.
k) Tereke kasa kaydı.
l) Mirası ret kaydı.
m) Posta mutemet kaydı.
n) Tevzi kaydı.
o) Zimmet kaydı.
ö) Harç tahsil müzekkeresi zimmet kaydı.
p) Vakıf tescil kaydı.
r) Vesayet ad kaydı.
s) Kıymetli evrak ve eşya kaydı.
ş) Sosyal inceleme-görüşme kaydı.
t) Muhabere kaydı.
u) Hakem kararları saklama kaydı.
Esas kaydı
MADDE 10 - (1) Davaların aşamalarının işlendiği kayıttır.
(2) Esas kaydı; sıra numarası, tarafların, varsa kanunî temsilcileri ile vekillerinin ad ve soyadları, T.C. kimlik numarası, varsa ticaret sicil numarası veya merkezi tüzel kişi kimlik numarası, davanın konusu, davanın aşaması, nihai karar ve tarihi, kanun yolları işlemleri ve düşünceler sütunlarını içerir.
(3) Davanın aşaması sütununa davanın dilekçeler, ön inceleme ve tahkikat aşamalarına ilişkin bilgiler yazılır.
Karar kaydı
MADDE 11 - (1) Mahkemece verilen kararlara ilişkin bilgilerin tutulduğu kayıttır.
(2) Karar kaydı; karar sıra numarası, karar tarihi, dosya esas sıra numarası, kararı veren hâkim veya daire başkanı ve üyelerin ad ve soyadları ile sicil numaraları, tarafların, varsa kanunî temsilcileri ile vekillerin ad ve soyadları, karar sonucu ve davanın konusu sütunlarını ihtiva eder.
(3) Dava sonunda esas, hakem, tereke, değişik iş dosya türlerinden verilen hüküm ve kararlar, tarih sırası ve sıra numarası ile elektronik ortamda görüntülenir.
İstinaf kaydı
MADDE 12 - (1) Mahkemece verilen hükümler aleyhine yapılan istinaf başvurularına ilişkin olarak tutulan kayıttır.
(2) İstinaf kaydı; sıra numarası, dosya esas sıra numarası, istinaf yoluna başvuran tarafın sıfatı, varsa kanunîtemsilcileri ile vekillerin ad ve soyadları, aleyhine istinaf yoluna başvurulan tarafın sıfatı, adı ve soyadı, istinaf dilekçe tarihi, davanın nev’i, karar tarihi ve numarası, aleyhine istinaf yoluna başvurulana tebliğ tarihi, istinaf şartlarının yerine getirilip getirilmediği, dosyanın hangi bölge adliye mahkemesinin hangi hukuk dairesine gönderildiği, gönderilme tarihi, dosyanın istinaf incelemesinden döndüğü tarih ve neticesi ile düşünceler sütunlarını içerir.
Temyiz kaydı
MADDE 13 - (1) Mahkemece veya ilgili hukuk dairesince verilen hükümler aleyhine yapılan temyiz başvurularına ilişkin olarak tutulan kayıttır.
(2) Temyiz kaydı; sıra numarası, dosya esas sıra numarası, temyiz yoluna başvuranın taraf sıfatı, adı ve soyadı, aleyhine temyiz yoluna başvurulanın taraf sıfatı, adı ve soyadı, temyiz dilekçe tarihi, davanın nev’i, karar tarih ve numarası, aleyhine temyiz olunana tebliğ tarihi, temyiz şartlarının yerine getirilip getirilmediği, dosyanın Yargıtay’ın hangi dairesine gönderildiği, gönderilme tarihi, dosyanın temyiz incelemesinden döndüğü tarih ve neticesi ile düşünceler sütunlarını içerir.
İstinabe kaydı
MADDE 14 - (1) Başka yer mahkemelerinden veya ilgili hukuk dairelerinden dava ve işlerle ilgili olarak gönderilen istinabe taleplerine ilişkin bilgilerin tutulduğu kayıttır.
(2) İstinabe kaydı; sıra numarası, müracaat ve tevdi tarihi, dosyadaki taraflar, talebin nev’i, tarihi, gönderen mahkeme veya hukuk dairesinin adı ve dosya esas sıra numarası, muamele neticesi, iade tarihi ve düşünceler sütunlarınıiçerir.
Değişik işler kaydı
MADDE 15 - (1) Yukarıda sayılan kayıtlarda tutulması gerekmeyen ihtiyatî tedbir, delil tespiti gibi karar ve işlemlerin tutulduğu kayıttır.
(2) Değişik işler kaydı; sıra numarası, talep tarihi, talep eden ile varsa karşı tarafın, adı ve soyadı ya da unvanı, T.C. kimlik numarası, varsa ticaret sicil numarası veya merkezi tüzel kişi kimlik numarası, talep konusu, karar numarası, kararın özeti ve tarihi ile düşünceler sütunlarını içerir.
Duruşma günleri kaydı
MADDE 16 - (1) Mahkemelerin ve hukuk dairelerinin iş durumlarına göre duruşma yapılacak gün ve saatlerin bir sıra dâhilinde raporlanabildiği kayıttır.
(2) Duruşma günleri kaydı; sıra numarası, dosya esas sıra numarası, duruşma gün ve saati, tarafların ad ve soyadları, davanın türü, duruşmanın bırakıldığı tarih, karar numarası ve işlem sonucu sütunlarını içerir.
Keşif günleri kaydı
MADDE 17 - (1) Mahkemelerin ve hukuk dairelerinin iş durumlarına göre keşif yapılacak gün ve saatlerin bir sıra dâhilinde tutulduğu kayıttır.
(2) Keşif kaydı; sıra numarası, dosya esas sıra numarası, keşif gün ve saati, davanın türü, tarafların ad ve soyadları ve işlem sonucu sütunlarını içerir.
Taşra istinaf veya temyiz kaydı
MADDE 18 - (1) Başka yer mahkemeleri veya hukuk daireleri ile ilgili olarak gönderilecek istinaf veya temyiz başvurularının tutulduğu kayıttır.
(2) Taşra istinaf veya temyiz kaydı; sıra numarası, gönderilecek yer mahkemesi veya hukuk dairesinin adı, evrak özeti, dilekçe tarihi, dosya numarası, düşünceler sütunlarını içerir.
Satış talep edilen ortaklığın giderilmesi dosyalarının kaydına mahsus esas kaydı
MADDE 19 - (1) Satış talep edilen ortaklığın giderilmesi dosyalarının kaydının ve geçirdiği safahatın tutulduğu kayıttır.
(2) Bu kayıt; sıra numarası, satış kararını veren mahkemenin adı, dosya esas sıra numarası, karar tarihi, karar numarası, hissedarların ad ve soyadları, satış talebi tarihi, satış memurunun adı ve soyadı, dosyayı aldığı tarih, satışımüteakip dosyanın mahkemeye tevdi tarihi, banka hesap numarası, satıştan elde edilen paranın hissedarlara tevziine dair muameleler ve netice sütunlarını içerir.
Ortaklığın giderilmesi satış paralarının kaydına mahsus kasa kaydı
MADDE 20 - (1) Satıştan elde edilen para için tutulan kayıttır. Hak sahiplerine dağıtılacak bu paralar için bankada ayrı bir hesap açtırılır.
(2) Bu kayıt; sıra numarası, işlem türü, işlem tarihi, parayı yatıran veya çekenin adı ve soyadı, sicil numarası, birim adı, dosya esas sıra numarası, makbuz numarası, miktar sütunlarını içerir.
(3) İşlem türü sütununa işlemin tahsilât veya reddiyat olduğu yazılır.
Tereke esas kaydı
MADDE 21 - (1) Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük Kapsamında Tutulacak Defterler, Özel Kütük, Dosyalar, Tutanaklar ve Diğer Evrakın Düzenlenmesine Dair Yönetmelik gereğince tutulan ve ayrıca tereke mallarının korunması, defterinin tutulması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak için tutulan kayıttır.
(2) Tereke esas kaydı; sıra numarası, varsa ilgili dosya esas numarası, davanın açıldığı tarih, başvuranın, miras bırakanın ve varsa veli, vasi veya kayyımın adı ve soyadı, adresleri ve T.C. kimlik numaraları, başvuru tarihi, miras bırakanın ölüm tarihi, hükmün sonucu, tarih ve numarası, kanun yollarına başvurma sütunlarını içerir.
Tereke karar kaydı
MADDE 22 - (1) Tereke dosyalarına ilişkin mahkemece verilen kararların tutulduğu kayıttır.
(2) Tereke karar kaydı; sıra numarası, karar tarihi, dosya esas sıra numarası, kararı veren hâkimin adı ve soyadıile sicil numarası, başvuranın, miras bırakanın ve varsa veli, vasi veya kayyımın adı ve soyadı, karar sonucu ve davanın konusu sütunlarını içerir.
Tereke kasa kaydı
MADDE 23 - (1) Terekeye ait bankaya yatırılan ve çekilen para için tutulan kayıttır. Bu para için bankada her dosya bakımından ayrı bir hesap açtırılır.
(2) Bu kayıt; sıra numarası, işlem türü, işlem tarihi, parayı yatıran veya çekenin adı ve soyadı, sicil numarası, birim adı, dosya esas sıra numarası, makbuz numarası, miktar sütunlarını içerir.
Mirası ret kaydı
MADDE 24 - (1) Mirasçıların mirası ret etmesi halinde tutulan kayıttır.
(2) Mirası ret kaydı; miras bırakanın adı ve soyadı, ölüm tarihi, mirası ret için başvuru tarihi, reddedenin adı ve soyadı, T.C. kimlik numarası, reddedenin ikâmet adresi, ret beyanını içeren tutanağın tarihi, tereke esas numarası, mirasçılık belgesini veren mahkemenin adı ile esas ve karar numarası ve düşünceler sütununu içerir.
(3) Reddeden mirasçıya mirası ret ettiğine dair belge verilmiş ise bu husus düşünceler sütununda belirtilir.
(4) Reddeden mirasçıya talebi halinde, mirası ret kaydı numarasını içeren, mahkeme mührü ile mühürlenmiş ve zabıt kâtibi tarafından imzalanmış mirası reddettiğine ilişkin bir belge verilir.
Posta mutemet kaydı
MADDE 25 - (1) Havale yoluyla gelen paraya ilişkin bilgilerin tutulduğu kayıttır.
(2) Bu kayıt; havalenin çıkış yeri, numarası, tarihi, cinsi, miktarı, gönderenin adı ve soyadı, dosya numarası, posta görevlisinin adı ve soyadı, kasa kayıt tarihi ve numarası, tahsilât makbuzunun tarihi ve numarası sütunlarınıiçerir.
(3) Elektronik ortamda tutulan kaydın çıktısı alınır, ilgili sütun imzalatıldıktan sonra ayrı bir kartonda saklanır.
Tevzi kaydı
MADDE 26 - (1) Tevzi bürosunca dava veya işlerin hangi mahkemeye veya hukuk dairesine gönderildiğine ilişkin tutulan kayıttır.
(2) Tevzi kaydı; sıra numarası, dağıtım yapılan mahkemenin veya hukuk dairesinin adı, dosyanın esas numarasıile esas numarasının verildiği tarih ve saati, tarafların adı, soyadı veya unvanı ve davanın konusu sütunlarını içerir.
Zimmet kaydı
MADDE 27 - (1) Mahkemelerden veya hukuk dairelerinden çeşitli mercilere gönderilen evrakın işlendiği kayıttır.
(2) Zimmet kaydı; sıra numarası, evrak numarası, gönderildiği daire, alındığı tarih, evrakı alanın adı ve soyadı ve evrakı alanın imzası sütunlarını içerir.
(3) Elektronik ortamda tutulan kaydın çıktısı alınır, ilgili sütun imzalatıldıktan sonra ayrı bir kartonda saklanır.
Harç tahsil müzekkeresi zimmet kaydı
MADDE 28 - (1) Mahkemelerden veya hukuk dairelerinden gönderilen harç tahsil müzekkerelerinin işlendiği kayıttır.
(2) Zimmet kaydı; sıra numarası, evrak numarası, gönderildiği daire, alındığı tarih, evrakı alanın adı ve soyadı ve evrakı alanın imzası sütunlarını içerir.
(3) Elektronik ortamda tutulan kaydın çıktısı alınır, ilgili sütun imzalatıldıktan sonra ayrı bir kartonda saklanır.
Vakıf tescil kaydı
MADDE 29 - (1) Mahkemece vakfın sicile tesciline ilişkin tutulan kayıttır.
(2) Vakıf tescil kaydı; sıra numarası, vakfın adı, sicil tarihi ve tescili yapan taraf, lehine tescili yapılan taraf, tescil yapılma sebebi, tescil tarihi ve düşünceler sütunlarını içerir.
Vesayet ad kaydı
MADDE 30 - (1) Vesayet altına alınan veya kendilerine kayyım tayin olunanların alfabetik sırayla adlarının tutulduğu defterdir.
(2) Vesayet ad kaydı; sıra numarası, esas numarası, karar numarası, kısıtlı, vasi, kayyım veya gaibin adı ve soyadı, T.C. kimlik numaraları, işi, adresi, ikametgâhı, vesayet altına alınma sebebi, vesayet altına alındığı tarih, vasi veya kayyımın tayin edildiği tarih, göreve başlayış tarihi, görevin bitiş tarihi, malın devir ve teslim edildiği tarih ve düşünceler sütunlarını içerir.
Kıymetli evrak ve eşya kaydı
MADDE 31 - (1) Mahkeme, hukuk dairesi, tereke hâkimliği, ortaklığın giderilmesi satış memurluğu veznesince alınan döviz cinsinden paralar ile diğer kıymetli evrak ve eşyaların işlendiği kayıttır.
(2) Kıymetli evrak eşya kaydı; sıra numarası, dosya esas sıra numarası, verilen makbuzun tarihi ve numarası, kıymetli evrakın sahibinin adı ve soyadı, kıymetli evrakın cinsi, âdeti, numarası, takdir edilen kıymeti, satılmış ve paraya çevrilmişse bedeli, aynen iade olmuşsa iade tarihi, iade alanın adı, soyadı ve imzası, nerede saklandığı ve düşünceler sütunlarını içerir.
Sosyal inceleme-görüşme kaydı
MADDE 32 - (1) Mahkemece veya hukuk dairesince sosyal incelemecilerin raporlarına ilişkin tutulan kayıttır.
(2) Sosyal inceleme-görüşme kaydı; sıra numarası, ilgili dosya esas numarası, tarafların ad ve soyadları, uzmanların ad ve soyadları, dosyanın veriliş tarihi, dosyanın geldiği tarih ve rapor özeti sütunlarını içerir.
Muhabere kaydı
MADDE 33 - (1) Yukarıdaki maddelerde düzenlenen kayıtlara işlenmesi gerekenler dışında gelen ve giden evrak ile başka yer mahkemeleri veya diğer kurumlara gönderilmek üzere verilen dilekçelere ilişkin bilgilerin tutulduğu kayıttır.
(2) Muhabere kaydı; sıra numarası, evrakın tarih veya numarası, gönderilen veya gönderen mahkeme, hukuk dairesi veya kurumun adı, geliş veya gönderilme tarihi, evrakın özeti, düşünceler sütunlarını içerir.
Hakem kararları saklama kaydı
MADDE 34 - (1) Hukuk Muhakemeleri Kanununun 436 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece saklanacak hakem kararlarına ilişkin bilgilerin tutulduğu kayıttır.
(2) Hakem kararları saklama kaydı, sıra numarası, kararı veren hakem veya hakem kurulu üyelerinin ad ve soyadları, tarafların, varsa kanunî temsilcileri ile vekillerin ad ve soyadları, T.C. kimlik numarası, davanın konusu, nihai karar ve tarihi ile düşünceler sütunlarını içerir.
Yeni kayıt eklenmesi ve sorgulama
MADDE 35 - (1) Bu Yönetmelikte düzenlenen kayıtlara gerek görüldüğünde Bakanlık tarafından yeni kayıtlar veya mevcut kayıtlara yeni sütunlar eklenebilir.
(2) Bu kayıtlardaki verilerin bir veya birkaçı bir arada sorgulanıp raporlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Davanın Açılması ve İşlerin Kaydı
Davanın açılması
MADDE 36 - (1) Dava dilekçesi, tevzi bürosu, ön büro veya tevzi işiyle görevlendirilen yazı işleri personeline teslim edilir.
(2) Dava dilekçesi, dava harca tabi ise harç ve gider avansı, harca tabi değilse gider avansı tahsil edildikten sonra tevzi edilir ve tevzi formunun bir örneği başvuru sahibine verilir.
(3) Tevzi işlemi tamamlandığında, dosya hangi mahkemeye gönderilmiş ise o mahkemenin esas kaydından numara alır ve sistem tarafından aynı anda tevzi formu düzenlenir. Tevzi formu, dava veya işlerin hangi mahkemeye veya hukuk dairesine gönderildiğini gösteren ve başvuru sahibine verilen alındı belgesidir. Tevzi formu, dağıtım yapılan mahkemenin adını, dosyanın esas numarası ile esas numarasının verildiği tarih ve saati, dosya türünü, tarafların ad ve soyadlarını, davanın konusunu ve varsa ilişkili dosya numarasını içerir.
(4) Başka yer tevzi bürosundan açılan davalarda da yukarıdaki fıkralar uygulanır. Başka yer tevzi bürosu, ilgili mahkemeye doğrudan tevzi yapar ve teslim aldığı evrakı elektronik ortama aktarır, fizikî evrakı da gecikmeksizin ilgili mahkemeye gönderir. Posta ve havale masrafı düşüldükten sonra, gider avansından kalan miktar ilgili mahkemenin hesabına aktarılır.
(5) Dava, dava dilekçesinin tevzi edilerek kaydedildiği tarihte açılmış sayılır.
(6) Herhangi bir nedenle elektronik ortamda işlem yapılamaması halinde durum bir tutanakla tespit edilir ve işlem fiziki ortamda yapılır. Elektronik sistem açıldığında fizikî ortamda yapılan işlemler gecikmeksizin elektronik ortama aktarılır. Bu durumda dava, söz konusu tutanağın düzenlendiği tarihte açılmış sayılır.
(7) Fiziksel ortamda gelen tüm belgeler derhal elektronik ortama aktarılır.
(8) Gerçek kişilerin UYAP Vatandaş Bilgi Sistemi üzerinden, tüzel kişi temsilcilerinin UYAP Kurum Bilgi Sistemi üzerinden dava açabilmeleri için elektronik imza sahibi olmaları gerekir. Gerçek ve tüzel kişilerin elektronik ortamda açacakları davaların yargılama harçları ve gider avansı elektronik ortamda mahkeme veznesinin bağlı olduğu banka hesabına aktarılır. Bu işlemlerin kredi kartı ve benzeri ödeme araçları ile de yapılması sağlanabilir. Dava, dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. İşlem sonucunda başvuru sahibinin elektronik ortamda erişebileceği bir tevzi formu oluşturulur.
(9) Taraf vekillerince UYAP üzerinden güvenli elektronik imza ile dava açılabilir. Bu işler için ayrıca el ürünüimzalı belge istenmez. Avukatların UYAP Avukat Bilgi Sistemi üzerinden dava açabilmeleri için güvenli elektronik imza sahibi olmaları gerekir. Yargılama harçları ve gider avansı davanın açılması esnasında avukat tarafından elektronik ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılır. Ayrıca bu işlemlerin baro kartı veya kredi kartı gibi ödeme araçlarıyla yapılması sağlanabilir. Dava, dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. İşlem sonucunda başvuru sahibinin elektronik ortamda erişebileceği bir tevzi formu oluşturulur.
(10) Dava, fiziksel ortamda mesai saati, elektronik ortamda ise saat 00:00′a kadar açılabilir.
Basit yargılama usulünde dava ve cevap dilekçesinin verilmesi
MADDE 37 - (1) Dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçeyle olur.
(2) Basit yargılama usulünde, dava ve cevap dilekçeleri UYAP Bilgi Sistemlerinde yer alan dava ve cevap dilekçesi formları doldurulmak suretiyle de verilebilir.
(3) Dava dilekçesi formunda aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Mahkemenin adı.
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
c) Davacının T.C. kimlik numarası ile varsa ticaret sicil numarası veya tüzel kişi kimlik numarası.
ç) Varsa tarafların kanunî temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
d) Davanın konusu.
e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
g) Dayanılan hukukî sebepler.
ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.
h) Davacının, varsa kanunî temsilcisinin veya vekilinin imzası.
(4) Cevap dilekçesi formunda aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Mahkemenin adı.
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri; davalı yurt dışında ise açılan dava ile ilgili işlemlere esas olmaküzere yurt içinde göstereceği bir adres.
c) Davalının T.C. kimlik numarası ile varsa ticaret sicil numarası veya tüzel kişi kimlik numarası.
ç) Varsa, tarafların kanunî temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
d) Davalının savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
e) Savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
f) Dayanılan hukukî sebepler.
g) Açık bir şekilde talep sonucu.
ğ) Davalının veya varsa kanunî temsilcisinin yahut vekilinin imzası.
(5) Dava veya cevap dilekçesi formu, fizikî ortamda tevzi bürosu ya da ön bürodan temin edilerek doldurulmasısuretiyle verilebilir.
(6) Dava ve cevap dilekçesi formlarının elektronik ortamda verilebilmesi için güvenli elektronik imza sahibi olunması gerekir. Aksi halde dava ve cevap dilekçesi formları elektronik ortamda doldurulduktan sonra alınacak çıktısıel ile imzalanır.
Dava ve işlerin tevzii
MADDE 38 - (1) Dava, istinabe evrakı ve diğer işler puanlama yöntemine göre mahkemelere tevzi edilir. Her mahkemeye eşit puanda dava ve iş gönderilmesi sağlanır. Puanlama kriterleri Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun görüşü alınarak Bakanlık tarafından belirlenir.
(2) Dava ve işlerin tevziinden kaynaklanan uyuşmazlıklar başvuru üzerine ilgisine göre, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanı veya bölge adliye mahkemesi adalet komisyonu başkanı tarafından tevzi kriterleriesas alınarak karara bağlanır.
Havale, dilekçe ve belgelerin alınması
MADDE 39 - (1) Dava ile ilgili mahkemeye veya hukuk dairesine sunulan her türlü dilekçe ve belge ön büro veya yazı işlerinde görevli personele teslim edilir. Dilekçe veya belgenin alındığına ve elektronik ortama aktarıldığına dair başvuru sahibine ücretsiz olarak bir alındı belgesi verilir. Bu belge aynı zamanda havale yerine geçer.
(2) Fiziken teslim alınıp elektronik ortama aktarılan veya doğrudan elektronik ortamda gelen dilekçe veya belge, hâkim veya görevlendireceği personel tarafından incelendikten sonra dosyasına aktarılır.
Tensip tutanağı
MADDE 40 - (1) Davanın açılmasından sonra, dilekçeler aşamasının başında her dosya için bir tensip tutanağıdüzenlenir. Tensip tutanağında yer alacak hususlar hâkimin takdirinde olmak kaydıyla; tensip tutanağının başına mahkemenin adı, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hangi sıfatla görev yaptığı, hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, tarafların kimlikleri ile T.C. kimlik numaraları, varsa kanunî temsilcileri ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri yazıldıktan sonra aşağıdaki hususlara yer verilebilir.
a) Dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119 uncu maddesinde düzenlenen unsurları taşıyıp taşımadığının tespiti ile eksiklik bulunması halinde ne gibi işlemin yapıldığı.
b) Davanın türü.
c) Davanın tabi olduğu yargılama usulü.
ç) Karşılıklı dilekçelerin ve eklerinin tebliği ile gerekli işlemlerin yapılması.
d) Tarafların, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 121 inci maddesi ve 129 uncu maddesinin ikinci fıkrasıgereğince delil olarak gösterdikleri belgeleri dilekçelerine ekleyerek vermeleri ile başka yerden getirilecek belgelere ilişkin gerekli bilgileri vermeleri, davacının delilleri için gider avansının kullanılacağı, davalının gerekiyorsa tespit edilecek delil avansını da yatırması, tarafların bu hususları yerine getirmedikleri takdirde, basit yargılama usulüne ilişkin hükümler saklı olmak üzere Hukuk Muhakemeleri Kanununun 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrası gereğince ancak ön inceleme aşamasında bu eksiklikleri tamamlayabilecekleri, aksi halde bu delillerinden vazgeçmiş sayılacakları.
e) Dilekçelerin tamamlanmasından sonra ön incelemenin duruşmalı yapılıp yapılmayacağına karar verileceği, ön incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verilmesi halinde duruşma tarihinin dilekçelerin tamamlanmasından sonra belirleneceği ve avanstan karşılanarak bildirileceği.
f) Ön incelemede yargılamaya devam edilmesine karar verilmesi halinde, ön incelemenin sonunda ya da daha sonra tahkikat duruşması için gün verileceği.
g) Dosyanın durumuna göre gerek görülen diğer hususlar.
(2) Tensip tutanağının düzenlenmesinden sonra ilgili her aşamada gerekli kararlar verilerek işlemler yerine getirilir.
Ön inceleme
MADDE 41 - (1) Dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme aşamasına geçilir. Ön inceleme aşamasının sonunda aşağıdaki hususları içeren bir ön inceleme tutanağı düzenlenir.
a) Ön incelemenin duruşmalı yapılıp yapılmadığı, ön inceleme duruşmalı yapılıyorsa duruşmaya taraflardan hangisinin katıldığı ya da mazeretinin bulunup bulunmadığı.
b) Dava şartlarının mevcut olup olmadığı, eksiklik varsa ne tür işlem yapıldığı.
c) İlk itiraz bulunup bulunmadığı ve varsa ne tür işlem yapıldığı.
ç) Davacının iddialarının ve bunların dayanaklarının özetle neler olduğu.
d) Davalının savunmalarının ve bunların dayanaklarının özetle neler olduğu.
e) Tarafların uyuşmazlık noktalarının ana başlıklarıyla nelerden ibaret bulunduğu.
f) Tarafların sunmadıkları belgelerin neler olduğu, dilekçelerinde belirttikleri tüm belgeleri sunup sunmadıkları, ayrıca başka yerden getirilecek delillere ilişkin bilgi vermedikleri bir hususun bulunup bulunmadığı ve bu konuda neşekilde işlem yapıldığı, bu aşamada karar verilmişse gerekli delil avansını yatırmaları.
g) Ön incelemede yapılması gereken diğer işlemlerin yapılıp yapılmadığı.
ğ) İddia ya da savunmasını genişleten taraf olup olmadığı, bu konuda karşı tarafın açık muvafakatinin bulunup bulunmadığı.
h) Tarafların sulhe teşvik edildikleri ve sonuçlarının ne olduğu.
ı) Eğer ön inceleme duruşması sonunda tahkikat için duruşma günü verilebiliyor ise duruşma günü, duruşma günü verilemiyor ise tahkikat için duruşma gününün sonradan bildirileceği ya da duruşma günü vermeden tahkikata geçileceği.
(2) Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat işlemleri yapılamaz. Basit yargılama usulündeön inceleme ile tahkikat duruşması birlikte yapılabilir. Yazılı yargılama usulünde de, hâkim ön incelemeyi tamamlayıp gerekli kararları verdikten sonra, aynı duruşmada tahkikata geçerek gerekli kararları verebilir. Ön inceleme ile tahkikat duruşmasının birlikte yapılması halinde, yargılama aşamaları tutanakta ayrı ayrı belirtilir.
(3) Hâkim tarafından Ek 1′de yer alan Örnek Ön İnceleme Kontrol Formu kullanılmak suretiyle ön inceleme tutanağı düzenlenebileceği gibi ön inceleme tutanağı re’sen de düzenlenebilir. Ek 1′de yer alan veya hâkim tarafından re’sen oluşturulan form elektronik ortamda doldurulup güvenli elektronik imza ile imzalanarak kaydedilir ve ön inceleme tutanağına eklenir.
Dosyaların incelenmesi ve örnek alma
MADDE 42 - (1) Zabıt kâtibinin gözetimi altında taraflar veya fer’î müdahil, dava dosyasını inceleyebilir. Dava ile ilgili olanlar da bunu ispatlamak kaydıyla hâkimin ya da bu konuda yetkilendirdiği yazı işleri müdürünün izniyle dosyayı inceleyebilir.
(2) Avukatlar ve stajyerler, vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını zabıt kâtibinin gözetiminde her zaman inceleyebilirler. İncelemenin yapıldığına dair düzenlenen dosya inceleme tutanağı avukat veya avukat stajyeri ile zabıt kâtibi tarafından imzalanarak dosyasında saklanır.
(3) Davacı, davalı, fer’i müdahil ve vekilleri dava dosyasındaki veya elektronik ortamdaki bütün tutanak ve belgelerin onaysız fotokopi ya da çıktısını harçsız olarak alabilirler. Avukatların belge örneği alabilmeleri için vekâletnamelerinin bulunması zorunludur.
(4) Gizli olarak saklanmasına karar verilen belge ve tutanakların incelenmesi hâkimin açık iznine bağlıdır.
(5) Taraf vekilleri UYAP Avukat Bilgi Sistemi vasıtasıyla dava dosyalarını inceleyebilir ve örnek alabilirler.
(6) Taraflar elektronik imza sahibi olmak koşuluyla UYAP Vatandaş veya Kurum Bilgi Sistemi vasıtasıyla tarafı oldukları dava ve işlere ait tüm evrakı inceleyebilir, örnek alabilirler. Elektronik imza sahibi olmayan taraflar sadece dava ve işlerin kapak bilgilerine ulaşabilirler.
Dizi listesi
MADDE 43 - (1) Dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır.
Duruşma listesi
MADDE 44 - (1) Duruşmalı işlerde mahkemenin adı, dosya esas sıra numarası, tarafların ad ve soyadları, duruşma tarih ve saati bir liste halinde duruşmadan önce ilgililerin erişimine sunulur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yargılama Giderleri
Harç, gider avansı ve delil avansının ödenmesi
MADDE 45 - (1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve postaücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder.
(2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır.
(3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.
(4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır.
(5) Delil avansının ödenmesine, hâkim tarafından dilekçelerin verilmesi, ön inceleme aşaması veya tahkikatın başında karar verilir.
(6) Harç, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre tahsil edilmesi gereken avans ve para cezaları elektronik ortamda tahsil edilebilir. Tahsil işlemi bankalar aracılığıyla olabileceği gibi Barokart, kredi kartı ve benzeri araçlarla da yapılabilir.
(7) Gider ve delil avansı olarak tahsil edilen paraların, mutad ödemeler dikkate alınarak belirlenecek olan günlük ihtiyaçtan fazlası Bakanlıkça belirlenen bankaya yatırılır.
Harçların ve para cezalarının tahsili
MADDE 46 - (1) Harçların ve para cezalarının tahsili için gereken müzekkereler yazı işleri müdürü tarafından yazılır. Her yıl bütçe kanunu ile belirlenen terkin sınırının altında kalan harçlarla ilgili müzekkere yazılmaz.
(2) Harç tahsil müzekkereleri karar tarihinden itibaren en geç iki ay onbeş gün içinde yazılmak zorundadır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca harç tahsil müzekkereleri hükmün kesinleştiği tarihten itibaren onbeş gün içinde yazılır.
Yargılama giderlerinin iadesi
MADDE 47 - (1) Yargılama gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine iade edilir. Hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir.
(2) Geçici hukukî koruma talebi için alınan yargılama giderinin kullanılmayan kısmı verilen karardan sonra talepüzerine iade edilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kanun Yolu İşlemleri
Kanun yoluna başvuru işlemleri
MADDE 48 - (1) Kanun yoluna başvuru dilekçesi, ön büro veya yazı işlerinde görevli personele teslim edilir.
(2) Kanun yoluna başvuru dilekçesi harca tabi değilse hemen, harca tabi ise harç ödendikten sonra kaydedilir ve başvuru sahibine ücretsiz alındı belgesi verilir.
(3) Alındı belgesi, kanun yolu dilekçesinin sisteme kaydedilmesi üzerine verilen belgedir. Alındı belgesi, mahkemenin adını, dosyanın esas ve karar numarasını, karar tarihini, tarafların ve varsa müdahillerin ad ve soyadlarını, davanın konusunu, başvurulan kanun yolu merciini, başvuru tarih ve saatini içerir.
(4) Kanun yolu başvurusu, kanun yolu dilekçesinin kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır.
(5) Başka yer mahkemesine verilen kanun yoluna başvuru dilekçelerinde de yukarıdaki hükümler uygulanır. Başka yer yazı işleri müdürü veya görevli personel teslim aldığı dilekçe ve eklerini elektronik ortama aktarır, fizikîevrakı da gecikmeksizin ilgili mahkemeye gönderir.
(6) Herhangi bir nedenle elektronik ortamda işlem yapılamaması halinde durum bir tutanakla tespit edilir ve işlem fiziki ortamda yapılır. Elektronik sistem açıldığında fizikî ortamda yapılan işlemler gecikmeksizin elektronik ortama aktarılır. Bu durumda kanun yolu başvuru dilekçesi tutanağın düzenlendiği tarihte verilmiş sayılır.
(7) Fiziksel ortamda kanun yolu başvurusu mesai saatleri içinde yapılır.
(8) Gerçek kişilerin UYAP Vatandaş Bilgi Sistemi üzerinden, tüzel kişi temsilcilerinin UYAP Kurum Bilgi Sistemi üzerinden kanun yolu başvuru dilekçeleri gönderebilmeleri için elektronik imza sahibi olmaları gerekir. Gerçek ve tüzel kişiler elektronik ortamda yapacakları kanun yolu başvurusunun harcını elektronik ortamda mahkeme veznesinin bağlı olduğu banka hesabına aktarırlar. Kanun yolu başvurusu, dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır. İşlem sonucunda başvuru sahibinin elektronik ortamda erişebileceği bir alındı belgesi oluşturulur.
(9) Taraf vekillerince UYAP üzerinden güvenli elektronik imza ile kanun yolu başvuru dilekçesi gönderilebilir. Bu işler için ayrıca elle atılmış imzalı belge istenmez. Avukatların UYAP Avukat Bilgi Sistemi üzerinden kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilmeleri için elektronik imza sahibi olmaları gerekir. Kanun yolu harçları avukat tarafından elektronik ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılır. Ayrıca bu işlemlerin Barokart veya kredi kartı gibi ödeme araçlarıyla yapılması sağlanabilir. Kanun yolu başvurusu, dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır. İşlem sonucunda başvuru sahibinin elektronik ortamda erişebileceği bir alındı belgesi oluşturulur.
(10) Elektronik ortamda kanun yolu başvurusu saat 00:00′a kadar yapılabilir.
(11) Kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çekişmesiz Yargıda Mühürleme, Deftere Geçirme ve Yemin Tutanağı
Düzenlenmesi Usulü
Mühürleme
MADDE 49 - (1) Mühürleme, taşınır malların koruma altına alınması amacıyla bir yerde tutularak kullanılmasının önlenmesi veya bir taşınmazın kullanılmasının, değiştirilmesinin önlenmesi ya da belirli bir faaliyetin durdurulmasıdır.
(2) Taşınır mallar deftere geçirildikten sonra bir torba veya kapalı bir yere konularak muhafaza altına alınır ve uygun araçlarla mühürlenir.
(3) Taşınmazlarda mühürleme işlemi, taşınmaza giriş ve çıkışın engellenmesi veya bir faaliyetin önlenmesişeklinde gerçekleştirilir.
(4) Mühürleme işlemleri yazı işleri müdürü veya görevli personel tarafından yer, gün ve saat belirtilip tutanağa bağlanarak imzalanır.
Defter tutma
MADDE 50 - (1) Defter tutma, taşınır ve taşınmaz mallar ile borç, alacak ve hakların kayıt altına alınmasıdır.
(2) Defter tutma işlemleri, yazı işleri müdürü, yazı işleri personeli veya bilirkişi eliyle yaptırılabilir.
(3) Defter tutma işleminde, taşınır malların sıra numarası, cinsi, adeti, miktarı, nerede bulundukları, değeri; taşınmaz malların sıra numarası, tapu veya diğer tanım bilgileri, değerleri; borç, alacak ve hakların sıra numarası, niteliği, vadesi ve miktarı, borçlu, alacaklı ve hak sahibinin kimlik bilgileri, kayda geçirilir.
(4) Defter tutma işlemleri elektronik ortamda yapılır. Zorunlu hallerde fizikî ortamda yapılan işlemler gecikmeksizin elektronik ortama aktarılır.
(5) Defter tutma işlemi fizikî ortamda yapıldığı takdirde defterin her sayfası ayrı ayrı numaralandırılır, imzalanır ve mühürlenir. Defterin sonu görevli personel veya bilirkişi tarafından imzalanır.
(6) Elektronik veya fizikî ortamda tutulan defter ilgili hâkim tarafından güvenli elektronik imza ya da el ile imzalanarak onaylanır.
Yemin tutanağı
MADDE 51 - (1) Yemin tutanağı, mevzuat uyarınca hâkim huzurunda yemin etmeleri gereken kamu görevlileri, bilirkişiler ve diğer kişilerin yapacakları yemine ilişkin düzenlenen tutanaktır.
(2) Yemin tutanağında, mahkemenin veya hukuk dairesinin adı, hâkimin ve zabit kâtibinin adı ve soyadı, sicili, imzası; yemin eden kişinin adı ve soyadı, T.C. kimlik numarası, unvanı, imzası; yeminin yapıldığı yer, tarih ve saat; yeminin metni yer alır.
(3) Yemin tutanağı yaptırılan yeminin niteliğine göre taşıması gereken diğer kayıtları da içerir.
(4) Yemin tutanağı elektronik ortamda düzenlenir. Zorunlu hallerde fizikî ortamda yapılan işlemler gecikmeksizin elektronik ortama aktarılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Çeşitli Hükümler
Tebligat işlemleri
MADDE 52 - (1) Tebligat işlemleri 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fizikî ya da elektronik ortamda yapılır.
Ara kararların yerine getirilmesi
MADDE 53 - (1) Ara kararlar gereğince yapılması gerekli işlemler derhal yerine getirilir. Ara kararının yerine getirildiği veya yerine getirilememe nedeni zabıt kâtibi tarafından tarih belirterek şerh verilir.
Müzekkerelerin gönderilme şekli
MADDE 54 - (1) Mahkemelerce yazılan ve fizikî ortamda gönderilmesi gereken yazılar posta yoluyla ya da mübaşir vasıtasıyla gönderilir.
(2) Bu yazılar, hâkimin izniyle elden takip amacıyla iş sahibine veya varsa vekiline ya da kanunî temsilcilerine imza karşılığında teslim edilebilir. Elden teslim edilen yazılar mahkeme mührüyle mühürlenir ve bir zarfa konularak ağzıkapatılır.
Tanıkların çağrılması, ücret ve giderlerinin ödenmesi
MADDE 55 - (1) Tanıklara gönderilecek davetiyede;
a) Tanığın adı, soyadı ve açık adresi,
b) Tarafların ad ve soyadları,
c) Tanıklık yapacağı konu,
ç) Hazır bulunması gereken yer, gün ve saat,
d) Mazeret bildirmeksizin gelmediği takdirde zorla getirileceği, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve miktarıbelirtilmek suretiyle Kanunda gösterilen disiplin para cezasına hükmolunacağı,
e) Duruşmaya gelmesine rağmen kanunî bir sebep göstermeden tanıklıktan çekinir, yemin etmez veya göstermişolduğu sebep mahkemece kabul edilmemesine rağmen tanıklık yapmaktan çekinirse miktarı belirtilmek suretiyle Kanunda gösterilen disiplin para cezasına ve bu yüzden doğan giderleri ödemesine hükmolunacağı,
f) Bakanlık tarafından hazırlanan tarife gereğince ücret ve giderlerinin ödeneceği,
yazılır.
(2) Tanıklık ücreti ve giderleri, tanıklık görevi yerine getirildikten sonra tanığın talebi üzerine, yazı işleri müdürüveya görevlendireceği personel tarafından ödenebileceği gibi, tanık tarafından hesap numarası bildirildiği takdirde banka hesabına da aktarılabilir. Aksi halde masrafları içinden alınarak PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak gönderilir.
Hükmün korunması
MADDE 56 - (1) Elektronik ortamda hazırlanan hüküm, hükme katılan hâkimler ve zabıt kâtibi tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanarak UYAP veri tabanında saklanır. Ayrıca hükmün çıktısı hükme katılan hâkimler ve zabıt kâtibi tarafından imzalanıp mahkeme mührüyle mühürlenerek karar kartonunda muhafaza edilir.
Karar verilmiş dosyalara ilişkin işlemler
MADDE 57 - (1) Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.
İlam ve suretlerin verilmesi, kesinleşme kaydı ile harçların tahsili
MADDE 58 - (1) Hâkimin re’sen harekete geçtiği haller ile kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla taraflardan birinin talebi olmadıkça hüküm tebliğe çıkarılmaz. Taraflardan birinin talebi halinde hükmün bir nüshasımakbuz karşılığında talep eden tarafa verilir, bir nüshası da diğer tarafa tebliğe çıkarılır.
(2) Taraflardan her birine verilen hüküm nüshası ilamdır.
(3) Tarafların elinde bulunan hüküm nüshalarının farklı olması hâlinde karar kartonundaki esas alınır.
(4) Taraflar, harcın ödenmiş olup olmamasına bakılmaksızın ilamı her zaman alabilirler.
(5) Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konmasına, kanun yollarına başvurulmasına ve hükmün kesinleştirilmesine engel teşkil etmez.
(6) Hükmün kesinleştiği, ilamın altına veya arkasına yazılıp, tarih ve mahkeme mührü konmak ve daire başkanıveya hâkim tarafından imzalanmak suretiyle belirtilir.
(7) Suretler yazı işleri müdürü tarafından aslına uygunluğu belirtilip onaylanarak verilir.
Teminatların iadesi
MADDE 59 - (1) İhtiyati tedbir veya ihtiyati haciz taleplerinde teminat olarak yatırılan para, banka mektubu, tahvil veya benzeri evrakın iadesinin istenmesi halinde yazı işleri müdürü teminatın iadesi için kanunî şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırıp bu hususu belgelendirerek görüşü ile birlikte dosyayı hâkim ya da daire başkanına sunar. Teminat gösterilmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalktığının anlaşılması halinde mahkemece, teminatın iadesine karar verilir.
Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrası ve diğer usulî işlemler
MADDE 60 - (1) Mahkeme veya hukuk dairesi, tarafların rızası olmak şartıyla, kendilerinin veya vekillerinin, SEGBİS veya benzeri sistemlerle aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine izin verebilir.
(2) Tarafların rızası olmak kaydıyla, mahkeme veya hukuk dairesi tanığın, bilirkişinin, uzmanın veya bir tarafın dinlenilmesi esnasında başka bir yerde bulunmalarına izin verebilir. Dinleme, SEGBİS veya benzeri sistemler vasıtasıyla ses ve görüntü olarak aynı anda duruşma salonuna nakledilir.
(3) Yemin edecek taraf, mahkeme veya hukuk dairesinin bulunduğu yerden başka bir yerde oturuyor ise SEGBİS veya benzeri sistemler vasıtasıyla aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrası mümkündür.
(4) SEGBİS veya benzeri sistemlerle elde edilen ses ve görüntü verileri de Kanunun 199 uncu maddesine göre elektronik belge hükmündedir.
(5) Kimlik tespiti ve dinleme işleminin yapıldığına dair UYAP Bilişim Sisteminde veya zorunluluk nedeniyle haricen tutulan tutanak, dinleme işlemi sırasında hazır bulunan tüm ilgililerce duruma göre güvenli elektronik imza ya da el ürünü imza ile imzalanır. Tutanakta, dinlenenlerin ad ve soyadları, dinlemenin başlangıç ve bitiş zamanı, dinlemenin süresi, hazır bulunanlar ve varsa sunulan deliller gibi hususlar belirtilir.
(6) Elektronik ortamdaki tutanak aynen, fizikî olarak tutulan tutanak ise taranıp, elektronik imza ile imzalanmak suretiyle dinleme talep eden makama UYAP üzerinden gönderilir. Belge asılları mahallinde saklanır.
(7) SEGBİS veya benzeri sistemlerle duruşmaya katılan tarafların beyanlarının imzalanması gerektiğinde, dinlemenin yapıldığı yer mahkemesince talepte bulunan mahkemece tutulan tutanağın bir çıktısı alınarak imzalatılır, imzalanan tutanak tekrar elektronik ortama aktarılır ve tutanağın aslı mahkemesine gönderilir.
(8) Bu maddede hüküm bulunmayan hallerde 20/9/2011 tarih ve 28060 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminin Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin bu Yönetmeliğe aykırıolmayan hükümleri uygulanır.
Kıymetli evrak ve belgelerin saklanması
MADDE 61 - (1) Kıymetli evrak ve saklanması lüzumlu görülen sair belgeler yazı işleri müdürünün sorumluluğunda mahkemenin kasasında muhafaza edilir.
Resmi mühür ve beratının saklanması
MADDE 62 - (1) Mühürlerin teslim alındığına ilişkin yazı ve berat yazı işleri müdürünün sorumluğunda mahkemenin kasasında muhafaza edilir.
Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasında yapılacak işlemler
MADDE 63 - (1) Birleştirilmelerine karar verilmiş olan davaların esas kayıtlarında bu durum belirtilir. Başka bir dava ile birleştirilmesine karar verilen davanın karar numarası birleştirme kararına yazılır ve bu durum mahkemede verilen son kararda gösterilir.
(2) Bir davada ayırma kararı verilirse ayrılan dava veya davalar o mahkemenin esasına ayrıca kaydedilir ve eski kayıt ile yeni kayıt birbiriyle ilişkilendirilir. İlk kayıt o dosyada kalan kısma münhasır olur. Ayrılan davanın dosyası ilk dosyada bu kısımlara ait yazıların tamamının onaylı suretleri konularak yeniden oluşturulur. Ayrılan davalar bakımından daha önce tek karar ve ilam harcı alınmış ise her biri için ayrıca harç alınır; daha önce alınan harç ayrılmışdavaları da kapsıyorsa yeniden harç alınmaz. Ayrılıp yeni esas numarası alan her dava için başvuru harcı alınır.
(3) Ayırma işlemleri için yapılan masraflar ile ayrılan dosyanın duruşma gününün tebliği için gerekli olan masraf ana dosyanın gider avansından karşılanır. Gerektiğinde gider avansı tamamlattırılır.
Bilirkişilerin elektronik ortamda işlem yapması
MADDE 64 - (1) Bilirkişiler UYAP Bilirkişi Bilgi Sistemi üzerinden de işlem yapabilirler. Bunun için bilirkişilerin elektronik imza sahibi olmaları gerekir.
(2) UYAP Bilirkişi Bilgi Sistemi üzerinden bilirkişi veya bilirkişiler görevlendirilebilir. Bilirkişi listesinde yer alan bilirkişiler tespit ve teslim tutanağını, dosyanın iş listesine düşmesinden itibaren en geç bir hafta içinde güvenli elektronik imza ile imzalayarak mahkemeye göndermek ya da Hukuk Mahkemeleri Kanununun 275 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haber verme yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır. Bu tutanaklar, bilirkişi tarafından imzalanmadan dosya erişime ve incelemeye açılamaz. Bilirkişi dosyayı inceledikten sonra elektronik ortamda düzenlediği raporunu güvenli elektronik imzayla imzalayarak mahkemesine gönderir. Birden fazla bilirkişi görevli ise düzenlenen rapor tüm bilirkişiler tarafından güvenli elektronik imza ile imzalandıktan sonra mahkemeye gönderilir. Bilirkişi listesinde yer almayan bilirkişilerin ise bu işlemleri yapabilmeleri için öncelikle mahkeme huzurunda yemin etmeleri gerekir.
(3) Bilirkişilere ödenmesi gereken ücretler de Bilirkişi Bilgi Sistemi üzerinden banka hesaplarına aktarılabilir.
(4) Raporunu sunan bilirkişi hakkında, hâkim tarafından UYAP’ta yer alan performans değerlendirme formu doldurulabilir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Son Hükümler
Yürürlükten kaldırılan yönetmelik
MADDE 65 - (1) Hukuk ve Ticaret Mahkemelerinin Yazı İşleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlük
MADDE 66 - (1) Bu Yönetmeliğin, elektronik ortamda yapılması öngörülmüş olup henüz UYAP uygulamalarında bulunmayan işlemlere ilişkin hükümleri, gerekli yazılım çalışması tamamlanıp uygulama güncelleme duyuruları yapıldıktan sonra, diğer hükümleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 67 - (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

EK -1
ÖRNEK ÖN İNCELEME KONTROL FORMU

Ön İncelemenin Duruşmalı Yapılıp Yapılmadığı

- Ön inceleme duruşmasız yapılmıştır
(HMK m. 138′deki durumda duruşma açılmayabilir)
- Ön inceleme duruşmalı yapılmıştır

Ön İncelemede Yapılan İşlemler
A) Dava Şartları Bakımından
1. Türk mahkemelerinin yargı hakkı mevcut mu?
- Mevcut  - Mevcut değil
Kısaca yapılan işlem……………………………………………………

2. Yargı yolu caiz mi?
- Caiz  - Caiz değil
Kısaca yapılan işlem………………………………………………………………

3. Mahkeme görevli mi?
- Görevli  - Görevli değil
Kısaca yapılan işlem………………………………………………………………

4. Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkeme yetkili mi?
- Kesin Yetki Yok  - Yetkili  - Yetkili değil
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

5. Taraflar, taraf ehliyetine sahip mi?
- Taraf ehliyeti var  - Taraf ehliyeti yok
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

6. Taraflar dava ehliyetine sahip mi?
- Dava ehliyet var  - Dava ehliyeti yok
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

7. Kanunî temsilci atanması gereken hallerde bunun gereği yerine getirilmiş mi ya da temsilci gerekli niteliğe sahip mi?
- Kanunî temsilci söz konusu değil  - Temsilcide eksiklik yok
- Temsilci de eksiklik var
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

8. Dava takip yetkisinin söz konusu olduğu hallerde bu tamam mı?
- Dava takip yetkisi sorunu yok  - Dava takip yetkisi sorunu var
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

9. Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekil davaya vekâlet ehliyetine sahip mi ve usûlüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesi mevcut mu?
- Vekil Yok  - Vekâlet ehliyetinde sorun yok
- Vekâlet ehliyetinde sorun var
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

10. Davacı yatırması gereken gider avansını yatırmış mı?
- Gider avansı yatırılmış  - Gider avansı yatırılmamış
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

11. Teminat gösterilmesi gerekiyor mu, bu karar yerine getirilmiş mi?
- Teminat göstermek gerekmiyor  - Teminat gösterilmiş
- Teminat gösterilmemiş
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

12. Davacının, dava açmakta hukuki yararı mevcut mu?
- Hukukî yarar mevcut  - Hukukî yarar mevcut değil
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

13. Aynı dava, daha önceden açılmış ve hâlen görülüyor mu (derdest mi)?
- Derdestlik yok  - Derdestlik var
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

14. Aynı dava hakkında daha önce verilmiş kesin hüküm var mı?
- Kesin hüküm yok  - Kesin hüküm var
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

15. Özel dava şartı mahiyetinde başkaca bir dava şartı var mı?
- Özel dava şartı yok  - Özel dava şartı var ve dava şartı mevcut
- Özel dava şartı var ve dava şartı mevcut değil
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

B) İlk İtirazlar Bakımından

1. Yetki itirazı yapılmış mı ve sonucu nedir?
- Yetki itirazı yok
- Yetki itirazı var ve mahkeme yetkili
- Yetki itirazı var mahkeme yetkisiz
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

2. İşbölümü itirazı yapılmış mı ve sonucu nedir?
- İşbölümü itirazı yok
- İşbölümü itirazı var ve dava mahkemenin işbölümünde
- İşbölümü itirazı var ve mahkemenin işbölümünde değil
Kısaca Yapılan işlem………………………………………………………………

3. Tahkim itirazı yapılmış mı ve sonucu nedir?
- Tahkim itirazı yok
- Tahkim itirazı var ve itiraz yerinde
- Tahkim itirazı var ve itiraz yerinde değil
Kısaca Yapılan işlem……………………… ……………………………

C) Tarafların İddia ve Savunmaları ile Uyuşmazlık Noktaları Bakımından
- Davacının iddiaları özetle tutanağa geçirilmiştir
- Davalının savunmaları özetle tutanağa geçirilmiştir
- Tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde uyuşmazlık noktaları somut olarak tutanağa geçirilmiştir

D) Tarafların Sulh Olup Olmadıkları ve Sonucu Bakımından
- Taraflar sulh olmamışlardır
- Taraflar sulh olmuşlardır

E) Esasa İlişkin Süreler Bakımından (Süreler bakımından sorun olup olmadığı tespit edilip, bu konudaki karar ise ilk tahkikat duruşmasının başında verilecektir)
- Hakdüşürücü süre veya zamanaşımı def’i söz konusu değildir
- Hakdüşürücü sürenin incelenmesi gerekmektedir
- Zamanaşımı def’i vardır ve incelenmesi gerekmektedir

Mirasçılık Belgesi (veraset İlamı) Düzenlenmesi ve Terk Eden Eşin Ortak Konuta Davet Edilmesi İşlemlerinin Noterler Taraından Yapılmasına ilişkin Yönetmelik  04/10/2011 Tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik Hükümleri aşağıda verilmiştir.

MİRASÇILIK BELGESİ VERİLMESİ VE TERK EDEN EŞİN ORTAK KONUTA
DAVET ED
İLMESİ İŞLEMLERİNİN NOTERLER TARAFINDAN

YAPILMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

HAKKINDA YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Dayanak

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, mirasçılık belgesi verilmesi ve terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi işlemlerinin noterler tarafından yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik; nüfus kayıtlarının yeterli olduğu, yargılamanın gerekmediği veya talep edenin yabancı olmadığı hallerde mirasçılık belgesi verilmesi ve terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi işlemlerinin mahkemeler yanında noterliklerce yapılabilmesine ilişkin usul ve esasları kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 71/A, 71/B ve 71/C maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

İKİNCİ BÖLÜM

Mirasçılık Belgesi Verilmesi

Belge verilmesi

MADDE 4 – (1) Noter, başvuru üzerine nüfus kayıtlarını inceleyerek öncelikle ilgilinin yasal mirasçı olup olmadığını tespit eder.

(2) Mirasçılığın tespitinde ilgili tarafından sunulacak güncel nüfus kayıt örnekleri veya noter tarafından elektronik ortamda temin edilecek kayıtlar esas alınır. Nüfus kayıt örneğinin elektronik ortamda temin edilememesi halinde, bu kayıtlar noterce nüfus müdürlüğünden yazıyla da istenebilir.

(3) İlgilinin nüfus kayıtlarına göre yasal mirasçı olduğunun tespit edilmesi halinde özel kanunlardaki usuller de dikkate alınarak ilgiliye, miras paylarını gösterir mirasçılık belgesi ve suretleri verilir.

Belge verilemeyecek haller

MADDE 5 – (1) Nüfus kayıtlarının mirasçılık belgesi verilmesi konusunda yeterli olmaması, yabancılar tarafından talep edilmesi veya mirasçılık belgesi verilmesinin bilirkişi incelemesi yapılmasını, tanık dinlenmesini gerektirmesi ya da talebin yabancılık unsuru taşıması gibi yargılamayı gerektiren durumlarda, noterlerce mirasçılık belgesi verilemez.

İtiraz

MADDE 6 – (1) Noterlikçe verilen mirasçılık belgesi hakkında, başvuruyu yapan ya da bu belge sebebiyle menfaatinin ihlâl edildiğini iddia edenler tarafından, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yetkili sulh hukuk mahkemesine itirazda bulunulabilir. İtiraz üzerine verilen kararın bir örneği mirasçılık belgesini veren noterliğe ve Türkiye Noterler Birliğine bildirilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Terk Eden Eşin Ortak Konuta Daveti

Ortak konuta davet

MADDE 7 – (1) Noter, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 164 üncü maddesinde düzenlenen terk nedenine dayalı boşanma davasının ön koşulu olan terk ihtarının yapılmasını talep eden eşin istemi üzerine ihtarname düzenler. İhtar, dava şartları incelenmeksizin yapılır.

İhtarın şekli

MADDE 8 – (1) Terk eden eşe gönderilen ihtar;

a) İhtar gönderen eşin ad, soyad ve adresini,

b) İhtar gönderilen eşin ad, soyad ve adresini,

c) Davet edilen ortak konutun adresini,

ç) Davet edilen eş ve yanında çocukları varsa bunların ortak konuta dönmesi için gereken giderler ile konuta kabul (ş.abacı) edilmemesi halinde dönüş için yol ve konaklama giderlerini karşılayacak yeterli paranın konutta teslim şeklinde gönderilmesi durumunda buna ilişkin açıklamayı,

d) Davet edilen konuta ait anahtarın bulunduğu yeri,

e) İki ay içinde dönmesi gerektiğini, dönmemesi halinde hakkında Türk Medenî Kanununun 164 üncü maddesine göre boşanma davasının açılabileceğini,

kapsar.

(2) Ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmeyi engelleyen eşe de ihtar gönderilir.

Terk ihtarının tebliği

MADDE 9 – (1) Terk eden eşe ihtar 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Ortak Hükümler

Başvuru tutanağının düzenlenmesi

MADDE 10 – (1) Mirasçılık belgesi verilmesi veya terk eden eşin ortak konuta davet edilmesi talepleri sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Başvuru üzerine talep tutanağa geçirilir. Tutanağın düzenlenmesinde Türkiye Noterler Birliğinin bu Yönetmelik hükümleri gereğince hazırlayacağı formlar kullanılır.

İşlem yapmaya yetkili kişiler

MADDE 11 – (1) Bu Yönetmelik uyarınca yapılacak işlemler, bizzat noter veya noterlik dairesinde kendisine imza yetkisi verilmiş olan hukuk fakültesi mezunu görevli ya da noter stajyeri tarafından yerine getirilir.

Belgelerin saklanması ve mahkemeye gönderilmesi

MADDE 12 – (1) Noterlik Kanununun 71/A maddesi uyarınca düzenlenen evrak, genel usullere göre saklanır. Bu evrakın imzalı örneği 13/7/1976 tarihli ve 15645 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 56 ncı maddesinde belirtilen dosya ve kartonların dışında ayrıca özel bir dosyada tutulur. Bu dosyanın oluşturulmasına ilişkin usul Türkiye Noterler Birliği tarafından belirlenir.

(2) Mirasçılık belgesine itiraz edilmesi halinde mirasçılık belgesi veya terke dayalı boşanma davası açılması durumunda ihtarname, ilgili mahkemenin talebi halinde özel dosyasından çıkartılıp mahkemeye doğrudan gönderilir.

Bilgi ve belgelerin elektronik ortamda paylaşımı ve kaydı

MADDE 13 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak işlemler ve bu işlemlere ilişkin bilgi ve belge alışverişi, gerektiğinde güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle, elektronik ortamda da gerçekleştirilebilir. Bu şekilde yapılan işlemler elektronik ortamda merkezî olarak kaydedilir.

Nüfus kaydısorgulaması

MADDE 14 – (1) Kimlik Paylaşımı Sisteminden ve Adres Paylaşımı Sisteminden yapılan sorgulama giderleri ilgiliden makbuz karşılığında tahsil edilir.

Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin uygulanacağı haller

MADDE 15 – (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde Noterlik Kanunu Yönetmeliği hükümleri uygulanır.

Yürürlük

MADDE 16 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 17 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

YABANCI MAHKEME KARARLARININ TANINMASI VE TENFiZi

2675  Sayılı Yasa’ya (MÖHUK) göre yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o ülke kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de uygulanabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Bazı hallerde tenfize gerek olmamakla birlikte ,  o yabancı ülke ilamının Türkiye’de kesin hüküm , kesin delil olarak kullanılabilmesi veya yabancı ülke ilamıyla Türkiye’de idari bir işlem  yapılabilmesi gerekebilir. Bu durum ise yabancı Mahkeme ilamının tanınması ile mümkün olabilmektedir.

Yabancı bir mahkeme kararının tenfizi o kararın icra edilebilirliği demektir. Tanımada icra değil o ilamdan kesin delil veya kesin hüküm olarak yararlanma durumu vardır.

Tanıma ve Tenfiz davaları mutlaka davalıya yapılacak usulüne uygun davetiyeyle birlikte açılacak davada duruşma yapılarak görülür, evrak üzerinden karar verilemez.Bu davaların hasımsız dava niteliğinde açılması mümkün değildir. Dava basit usule tabidir. Adli tatilde de görülebilir.

Davacının Türkiye’de ikametgahı yoksa teminat göstermesi gerekmektedir. Teminat miktarını hakim takdir edecektir. Ancak karşılıklılık anlaşmasında bu konuda muafiyet varsa teminat şartı aranmaz. Birçok Avrupa ülkesi ile karşılıklık anlaşmaları (İtalya, Romanya, Tunus, KKTC,Avusturya,Irak,Polonya,Ürdün,Cezayir,Azerbaycan,Hollanda,Arnavutluk,Çin,Gürcistan,Rusya,Ukrayna,Suriye,İsviçre,İran,İngiltere,Tacikistan) mevcut olduğundan bu ülke kararlarıyla ilgili teminat şartı aranmamaktadır. Yetkili mahkeme davalının ikametgahı ; Türkiye’de ikametgahı yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, bu dahi yoksa „Ankara, İstanbul, İzmir“ mahkemeleridir. Görevli mahkeme; aile hukukundan kaynaklanan davalarda Aile Mahkemesi diğer hallerde Asliye Hukuk mahkemesidir.(MÖHUK 35/I)

Özellikle boşanma davalarının tenfizi talepleri 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak , karşı tarafın bu yönde bir itirazı olmadığı takdirde zamanaşımı süresinin dolduğunu hakim kendiliğinden gözetemeyecektir.

Tenfiz dilekçesine, Yabancı mahkeme ilamının ve ilamın kesinleştiğini gösterir yazı,şerh veya belgenin o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı (APOSTİL ŞERHİ)  ve konsoloslukça veya noterce onaylı tercümesi eklenir.

Mahkemenin tenfiz kararı vermesi için aşağıdaki şartların gerçekleşmesi gerekir.

a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği Devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan anlaşma yahut devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, (MÖHUK md. 38/a)

b) İlamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması,(MÖHUK md.38/b)

c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması,(MÖHUK md.38/c)

d) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyapta hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesine itiraz etmemiş olması, (MÖHUK md 38/d)

e) Türklerin kişi hallerine ilişkin yabancı ilamda Türk kanunlar ihtilafı kuralları gereğince yetkili kılınan hukukun uygulanmamış ve Türk vatandaşı olan davalının tenfize bu yönden itiraz etmemiş olması. (MÖHUK md. 38/e)

I. EVLAT EDİNME HAKKINDA GENEL BİLGİ

Evlat edinme, kurumu olup, Medeni Kanunumuzun 305-320. maddelerinde düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanunu evlat edinmeyi, mahkeme kararı ile kurulabilen bir hısımlık ilişkisi olarak düzenlemiştir. Evlat edinmek isteyen kişi bizzat veya yetkilendireceği vekil aracılığıyla kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki yetkili Asliye Hukuk /Aile Mahkemesine M.K.’nün 315. maddesi uyarınca “evlat edinme kararı” için başvuruda bulunması gerekir. Yetkili mahkemeden alınacak “evlat edinme” kararı ile evlatlık ilişkisi kurulmuş olur.

II. EVLAT EDİNMENİN ŞARTLARI
A) Evlat Edinmenin Maddi şartları

1.Bakım ve Eğitim Şartı : Bir küçüğün evlat edinilebilmesi için, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması gerekir. ( M.K. 305)

Ergin ve kısıtlılar için: Bedensel ve zihinsel özrü sebebiyle sürekli olarak yardıma muhtaç kimse evlat edinilecekse evlat edinen tarafından en az 5 yıldan beri bakılıp gözetilmiş olmalıdır ya da evlat edinen tarafından küçükken en az 5 yıl bakılıp gözetilmiş olmalıdır veya diğer haklı sebeplerin varlığı ve en az 5 yıldan beri evlat edinen ile aile halinde birlikte yaşamakta olmalıdır.

2. Yaş Şartı: Yasa, evlat edinilen için bir yas Şartı gerektirmemiş olup, bir kimse yaşı ne olursa olsun evlat edinebilir. Buna karşın, evlat edinenin en az 30 yaşında olması gerekir. Ayrıca evlat edinen kişinin evlatlıktan en az 18 yas büyük olması şarttır. (M.K.307)

3.Evlilik Şartı : Eşlerin birlikte evlat edinebilmeleri için en az beş yıldan beri evli olmaları ve 30 yaşını doldurmuş olmaları gerekir. (M.K. 306)

4.Evlat Edinenin Sahih Nesepli Fürum (Altsoyu) Bulunmaması Şartı: Ergin ve kısıtlıların evlat edinilebilmesi için sahih nesepli çocuğunun bulunması gerekir. Küçüklerin evlat edinilmesinde bu şart aranmaz. (M.K. 313)

5.Evlatlığın Menfaati Şartı: Evlat edinmeye hakimin izin verebilmesi için, bunda evlat edinilecek çocuğun menfaati bulunması lazımdır.

6.Evlat Edinenin Diğer Çocuklarının Menfaati Şartı: Evlat edinmenin evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarını hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelememesi gereklidir. ( M.K. 305)

7. Önceden Evlat Edinilmiş Olmama Şartı: Medeni Kanunun 306. maddesine göre evli olmayanların birlikte evlat edinmeleri mümkün olmadığı gibi, eşlerin de ancak birlikte evlat edinebilecekleri, tek başına evlat edinemeyecekleri hükmü getirilmiştir.

8.Rıza Şartı

a)Evlat Edinilenin Rızası : Medeni Kanunun 308. maddesine göre, “ayırt etme gücüne sahip olan, rızası olmadıkça evlatlığa alınamaz.


Ana ve Babanın Rızası : Evlat edinilen ayırt etme gücüne sahip olmakla birlikte, velayet altında ise, anne ve babasının rızası aynen gereklidir. Bu rıza küçüğün veya ana ve babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilir. Rıza verilebilmesi için evlat edinenlerin adlarının belirtilmiş olması veya evlat edinenlerin belirlenmiş olması gerekmez. Ana ve babanın rızası doğumdan sonraki ilk 6 hafta geçtikten sonra verilebilir. Rızanın tutanağa geçirilmesinden sonraki 6 hafta içinde aynı usulle geri alınabilir. Geri almadan sonra yeniden rıza verilirse bu rızadan geri dönülemez Eğer ana ve babadan birinin kim olduğu bilinmiyor veya uzun süreden beridir nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa ya da küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa bu rıza aranmaz. Son durum için rızanın aranmaması kararı ilgiliye yazılı olarak bildirilir. ( M.K. 310, 311, 312) .Evlat edinilecek kişi vesayet altında ise, ayırt etme gücüne sahip olup olmamasına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlat edinilebilir.

b) Evlat Edinenin rızası: Evlat edinme sahsa siki surette bağlı bir hak olduğundan, evlat edinmenin temyiz kudretine sahip olması gerekir. Eğer evlat edinmek isteyen kimse mümeyyiz bir kısıtlı ise, vasinin ve Ayrıca Sulh Hakiminin ve Asliye Mahkemesinin izni gereklidir.

c) Eşin rızası: Evlat edinilen evliyse, eşinin de rızasının bulunması gereklidir. (M.K.313)

B) Evlat Edinmenin Şekli Şartları

Küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetleri, ancak Bakanlar Kurulunca yetki verilen kurum ve kuruluşlarca yapılır.

1) Ana babanın rızasının mahkemede tutanağa geçirilmesi: Medeni Kanunun 309. maddesi uyarınca ana babanın rızası küçüğün veya ana babanın oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak tutanağa geçirilmiş olmalıdır ya da rızanın aranmamasına karar verilmiş olmalıdır. (M.K. 309)Küçük gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilir ve ana ve babadan birinin rızası eksik olursa, evlat edinenin veya evlat edinmede aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, onun oturduğu yer mahkemesi rızanın aranıp aranmamasına karar verir. Diğer hallerde , bu konudaki karar evlat edinme işlemleri sırasında verilir. (M.K. 312)

2) Evlat Edinme kararı : Evlat edinme kararı ile evlatlık ilişkisi kurulmuş olur. Yetkili Mahkeme evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesidir. Mahkeme esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı bir biçimde araştırdıktan, evlat edinen ile edinilenin dinlenmeleri ve gerektiği takdirde uzman görüşleri alındıktan sonra karar verebilir. Araştırma ile evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması hedeflenir. Evlat edinenin altsoyu varsa, onların evlat edinme ile ilgili tavır ve düşünceleri de değerlendirilir. ( M.K. 316)

3) Nüfusa Tescil: Evlatlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı evlat edinilenin naklen geldiği nüfus kütüğüne ve evlat edinenin nüfus kütüğüne işlenir. Bunun yanında iki kütük arasındaki her türlü bağ kurulur (M.K. 314)

III. EVLAT EDİNMENİN SONUÇLARI

1) Evlenme Yasağı: Evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenme yasaktır. (madde 129)

2) Miras: evlatlık evlat edinen kimsenin mirasçısı olur. Buna karşılık, evlat edinen ve hısımları evlatlığın mirasçısı olamaz. evlatlığın asil ailesindeki mirasçılığına da halel gelmez.

3) Velayet: Evlat edinilen küçük ise, kendi öz anne ve babasının velayetinden çıkar, evlat edinenin velayeti altına girer. Ana babaya ait tüm hak ve yükümlülükler evlat edinene geçer.

4) Nafaka: evlatlık ve evlat edinen birbirinden karşılıklı olarak nafaka isteyebilirler.

5) İsim ve Soyisim: M.K. 314 maddesi uyarınca, evlatlık, evlat edinenin Soyadını alır. Evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin olan evlatlık da dilerse evlat edinenin soyadını alabilir.

6) Vatandaşlık: Bir Türk’ün evlatlık edindiği yabancı henüz reşit değilse ve ana babasının yeri bilinmiyor veya kendileri bulunamıyorsa, yahut evlatlık vatansız oluyorsa, o takdirde Türk vatandaşı olur. (T.V.K. 3/11)

7) Evlatlığın Öz Ana ve Babasıyla Kişisel İlişkileri: Yargıtay içtihadına göre, evlatlığın öz ana ve babası, küçük çocuklarıyla Kişisel ilişki kurma sahiptir.

IV. EVLAT EDİNMENİN SONA ERMESİ

Yasal sebep bulunmaksızın rıza alınmamışsa, rızası alınması gereken kişilerin başvurusuyla, küçüğün menfaati bunun sonucunda ağır biçimde zedelenmeyecekse mahkeme kararı ile evlatlık ilişkisi ortadan kaldırılabilir.

Esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakatsa, cumhuriyet savcısı veya her ilgili evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir.

Dava hakkı, evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak 1 yıl her halde evlat edinme işleminin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer.

30/09/2011 tarihinde ilan edilen tarifelere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU HAKEM ÜCRET TARİFESİ

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU TANIK ÜCRET TARİFESİ

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU BİLİRKİŞİ ÜCRET TARİFESİ

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU GİDER AVANSI TARİFESİ

Kadına Yönelik Şiddet
Kadında fiziksel, cinsel ya da  psikolojik zarara veya bozukluğa  neden olan, özel yaşamda ya da  kamusal alanda gerçekleşen, cinsiyet  ayrımcılığına dayalı her türlü davranış  kadına yönelik şiddettir.

Türleri
Fiziksel
Tokat atma, yumruklama……….ateşli silahla yaralama, öldürme…
Duygusal (Emosyonel)
Yapmak istediklerine engel olma, istemediği şeyleri yaptırma….
Ekonomik (Maddi)
Para vermeme, istediklerini almasına engel olma..
Cinsel
İstemediği şekilde zorla cinsel ilişki..

Kadın hakları insan haklarıdır.
-Yaşam hakkı temel insan hakkıdır.
-Kadınların sağlıklı yaşam hakkı yaygın olarak ihlal edilen en temel insan hakkıdır.
*WHO, Kadın Sağlığı ve Gelişimi Bölümü 1980 yılında kuruldu (WHD).
-Kadına  yönelik şiddet dünyada her türlü toplumda yaygın olarak görülmektedir.
-Dünyada her beş kadından biri hayatlarındaki erkekler tarafından fiziksel ya da cinsel
yönden şiddete uğramaktadır.
-Kadına yönelik şiddet üreme çağındaki kadınların, ölüm nedenleri ve sakatlıkları  arasında kansere eşdeğer ciddiyettedir (1993).

-Şiddet, üreme çağındaki kadınlara trafik kazaları  ve sıtmanın toplam zararından daha çok etkili olmaktadır.
-Diğer şiddet türleri ile karşılaştırıldığında; aile içi şiddet uygulayan bireyler hakkında nadiren yasal  işlem yapılmakta ve ceza verilmektedir.
-Bu, şiddetin sürüp gitmesine ve kadının baskı altında tutulmasının devamına neden
olmaktadır
Yaşam Süresince Kadına Yönelik Şiddet Türleri

  • Doğum Öncesi;

-Erkek çocuk tercihi nedeniyle kız gebeliklerin sonlandırılması.
-Doğum öncesinde annenin şiddete uğraması nedeniyle intrauterin etkiler.

  • Çocukluk Çağı;

-Kız çocuklarına infantisit uygulama yaygınlığı.
-Fiziksel, cinsel ve psikolojik yönden istismar.

  • Ergenlik çağı

-Flört döneminde uğranan şiddet.
-İnsest.

  • Erişkin dönem;

-Erkek partneri tarafından her türlü    şiddete uğrama, öldürülme.
-Çeyiz ya da başlık parası ile ilgili istismar, cinayetler.
-Namus cinayeti adı altında işlenen cinayetler.
-Evlilik içi ırza geçme.
-Zorla hamilelik.
-Çalışma yerinde cinsel yönden istismar.
-Özürlü ve engelli kadınların istismarı.
-Fahişeliğe, pornografiye zorlama.
-Kadın ticareti.

  • İleri yaşta;

-Ekonomik nedenlerle intihara zorlama ya da öldürme.
-Psikolojik, cinsel ya da fiziksel şiddet.

Şiddetin Psikolojik Etkileri;
1. Anksiyete,
2. Depresyon,
3. Özgüven eksikliği,
4. Alkol ve ilaç bağımlılığı,
5. Paranoid kişilik yapısı,
6. Kronik trankilazan kullanımı,
7. Post travmatik stress bozukluğu,
8. İntihar girişimi,
9. Suçluluk hissi.

TÜM BU NEDENLERLE ;

-    Kadın ve kız çocuklarına yönelik şiddet büyük bir sağlık sorunudur. Kadına yönelik şiddet öncelikli sağlık sorunudur (WHO,1993).
- Şiddeti önlemek toplum sağlığı için önceliklidir. (WHA 1996 Resolution and recommendations 49.25).

HEKİMLERE ÖNERİLER:

  • SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ÖNCELİKLİ PROBLEM OLMA NEDENLERİ:

1. Şiddet kadın nüfusun önemli bir bölümünde yaygın ve ciddi sağlık  sorunları yaratmaktadır (Birçok ülkede kadın nüfusun % 20′den çoğu).
2. Birçok kadın için sağlık çalışanları ilk ilişki kurdukları ve mahrem sayılabilecek öykülerini anlatabilecekleri kişilerdir.

  • WHD’nin başlıca önerileri;

1. Hekimlere duyarlılık ve bilgilendirme eğitimleri yapılmalı.
2. Böylece bireysel ön yargılarını sorgulamaları sağlanmalı.
3. Hekimler şiddete uğrayan kadının tanısını koymaya yönelik eğitilmeli.
4. Hekimler aile bireyleri tarafından şiddete uğrayan hastaların da tüm bulgularını kayıtlara geçirmeye yönelik eğitilmeli.
5. Şiddetin tüm delillerinin korunması ve belgelendirilmesinin önemi konusunda eğitilmeli.
6. Hekimler bu konu ile ilgili bir protokol hazırlanması için cesaretlendirilmeli.

  • Hekimleri Kadına Yönelik Şiddet ile İlgilenmekten Alıkoyan Önyargılar?

1. Partnerleri tarafından şiddete uğrayan kadınlarla uğraşmak umutsuz bir iştir.
2. Kadına yönelik şiddet özel yaşamı ilgilendiren bir problemdir.
3. Kadına yönelik şiddet bir sağlık sorunu değildir.
4. Hastaya nasıl yaklaşacağını tam kestirememektedir.
5. Tanı koysa ne işe yarayacağını bilmemekte, hatta zarar vermekten korkmaktadır.
6. Yasal destek ve sivil toplum örgütü desteği olmaması hekimi bu konuya sağlıklı yaklaşımdan  alı koymaktadır.

  • Kadına Yönelik Şiddete Olumlu Yaklaşım Önerileri:

1. Kadını ciddiye alın, ona inanın.
2. Kadının güvenliği için yardım edin.
3. Şiddetin onun suçu olmadığını hissettirin.
4. Şiddete uğrayanın yalnızca kendisi olmadığını ona açıklayın.
5. Kadının seçeneklerinin sınırlı olduğunu gözden uzak tutmayın.
6. Gizliliğin önemini unutmayın.
7. Gerekli konsültasyonları isteyin.

  • Kadına  Yönelik ŞiddetteYapılmaması Önerilenler:

1. Hekimin yapacağı profesyonel yardımı önemsiz bulması.
2. Kadınla birlikte erkeğin dinlenmesi.
3. Şiddetin gerçekleşmesine kadının hangi davranışının neden olduğunun sorulması.
4. Kadının evini ya da eşini bırakmasını beklemek.
5. İşin uzayacağını düşünerek kadınla ilgilenmekten vazgeçmek.

  • Fiziksel, Cinsel ve/ve ya Psikolojik Şiddete Uğrayanlar İçin Yapılması Önerilenler;

1. Uygun ve güvenilir ortam sağlanmalı.
2. Öykü ile yaraların ya da ruhsal durumun uyumu karşılaştırılmalı.
3. Gecikmiş başvuru özenle değerlendirilmeli.
4. Yaraların türleri ayırt edilmeli.
5. Hasta gebelik yönünden incelenmeli.
6. Daha az belirgin, önemsiz gibi görünen yaralar vücut şemalarında belirtilmeli.
7. Gerekli konsültasyonlar istenmeli.

  • Delillerin Kayıt Edilmesi;

1. Muayene tarihi ve yeri.
2. Polis veya mahkeme yazısı ile başvuruda bu bilgilerin kaydı.
3. Özenli anamnez bilgileri
4. Görünen yaraların yerleri, özellikleri ve boyutlarının tanımı.
5. Hastanın genel durumunun kaydı.
6. Var ise kullanılan silahın türüne yönelik tıbbi araştırma yapılması.
7. Muayene eden hekimin açık kimliği.

  • Hekimler için örnek sorular (WHO, 1997)

-Kadınların hayatında şiddet çok sık  olduğu için ben her gördüğüm kadına  aile içi şiddeti sorarım. Eşinden hiç  dayak yedin mi ya da istismar edildin  mi?
-Bazen seninkine benzer yaralanmaları  olan bir kadının yarasının birisinin  dayağı nedeniyle olduğunu  görüyorum. Bu sana nasıl oldu?
-Bazen seninki gibi yakınmalarla  hastaneye gelen kişilerin evlerinde  sıkıntıları olduğu ortaya çıkıyor. Seni  birisi yaraladı mı?
-Eşinin alkol aldığını söyledin, her  zaman şiddet uygular mı?

  • Öneriler (WHO, 1997)

-Sormaktan korkmayın. Halkın inanışının  tersine kadınların pek çoğu direk ve  yargılayıcı olmayan sorularla istismarın  ortaya çıkmasına isteklidir. Gerçekte  sessizce birinin sormasını beklerler.
-Öyküsünü ona anlattırın. Her koşul altında  dövülmeyi ve cinsel şiddeti hiç kimsenin  hak etmediğini açıkça ifade edin.

İstismar için kuşku uyandıran koşullar ve yaralanmalarda aile içi şiddeti sormak gerekir (Kırmızı bayraklar);
-Fiziksel nedeni belli olmayan kronik yakınmalar.
-Yaralanmaların nasıl olduğunun açıklanmasında sürekli çelişkiler.
-Eşinin kadının yanından ayrılmakta isteksiz, dikkatli ve kontrollü olması.
-Gebelikte fiziksel yaralanmalar.
-Yaralanma ile tedavi arasında gecikme olması durumu.
-İntihar girişimi öyküsü ya da eğilimi olan durumlar.
-Acil tehlike için durum değerlendirilir.  Kadının ve çocuklarının acil tehlikede  olup olmadığını anlayın, güvenli  kalabilecekleri yerleri olup olmadığını  sorun, sığınak ya da kriz merkezi ile  bağlantı kurmasını sağlayın.
-Sahip olduğu tıbbi ve yasal haklarını  açıklayın. Pek çok ülkede aile içi  şiddete özgü yasalar fiziksel ve cinsel  şiddeti ceza yasası kapsamına alır.
-Görevinizi sunmaya hazır olun, kadına  yardım için destek gruplarına klinikte yer  sağlayın.
-Aile içi şiddetle ilgili broşür ve posterleri  gösterin. Konudan haberdar olunmayı  artırmak için deneyimlerini bildirmesi için  cesaretlenmesini sağlayın.
-Aile içinde şiddet gören, istismarcı bir eşle  yaşayan kadınlara, olası olduğunca  saldırıları tahmin etme ve tepki verme  yeteneğini tehlikeye sokabileceği için  ruhsal durumunu değiştiren ilaçlar  vermeyin.

  • ÖRNEKLER:

“Hekimlik uygulamamı ebediyen değiştiren bu olayı her zaman anımsayacağım. Bir kadın kliniğime kendisi ve çocuğu için 3 yılda 30 kezden fazla geldi. Bu kadar sık gelmesine neyin neden olduğuna dikkat etmedim, özel yaşamıyla ilgili olabilir diye düşündüm. Sonra bu kadının öldürüldüğünü öğrendim. Kendisinin ve çocuğunun tıbbi kayıtlarını gözden geçirdim. Şiddetin belirti ve bulguları vardı. Ama ben ona hiç istismara uğrayıp uğramadığını sormamıştım. Bu olay geçtiğimiz on yıldaki uygulamamı tamamen değiştirdi. Artık hastalarıma şiddet hakkında soru soruyorum ve onlara yaşamlarını korumak ve sağlıklı olmalarını sağlamak için destek sunuyorum.”
Dahiliye uzmanı, California.
Bana ilk sorulduğunda kendimi rahat hissetmedim. Ama üçüncü ve dördüncüde dürüstçe, doğru yanıt verebilecek kadar rahat hissettim.
Bana “Sen bunu hak etmiyorsun” diyerek cesaret vererek yardım ettin. Şimdi güvendeyim. Yardımın
için teşekkür ederim.
Bir şeyi unutmuyorum, ellerini omzuma koydu, bütün şefkatiyle bakıyordu. Ben tamamen
çökmüştüm, kendimi düşünüp ağlıyordum. Bana insan olduğumu ve değerli olduğumu
düşündüğünü söyledi.
Bana yapılan yardımın çok ciddi olduğunu düşünüyorum. Bu işin ciddi olduğunu desteğe ve
korunmaya gereksinim olduğunu anladım. Bir şeyler oldu, yaşamım tamamen değişti. Bu çok büyük
bir değişim noktasıydı.

HUKUKÇULARA ÖNERİLER:

-Aile içi şiddet bir epidemidir.
-Her 3 kadından biri aile içi şiddet kurbanıdır.
-Avukatlar aile içi şiddeti bazı yöntemlerle  ortaya koyabilirler.
-Bu konuları konuşmak kolay değildir,  ancak önemlidir.
-Soru sormaya başlamadan önce dikkatli  düşünmek gerekir.
-Aile içi şiddetle ilgili sorularınız kişiyi  konuşmaya cesaretlendirici olmalıdır.

  • Standart görüşme için örnek sorular

-Eşiniz size hiç yumruk, tokat attı ya da  sizi incitti mi?
-Eşiniz hiç sizi tehdit etti mi?
-Eşiniz hiç sizin istemediğiniz bir şeyi  yapmanız için sizi zorladı mı?
-Evde sizi korkuta herhangi bir şey var  mı?
-Eşiniz sizin uyumanıza, yemenize hiç  engel oldu mu?
-Eşiniz giysilerinize ya da sizin özellikle  sevdiğiniz bir eşyaya hiç zarar verdi mi?
-Eşiniz ev içi hayvanlarınızı hiç incitti mi?
-Çocuklarınızı size hiç göstermemekle sizi  tehdit etti mi?
(American Bar Association and The Family Violence Program of the Colorado Bar Association.)

Aile içi şiddet kurbanları tehlike içindedir,  onların güvenliği ile ilgilendiğinizi ifade  etmelisiniz.
-“Sizin ve çocuklarınızın güvenliğini  düşünüyorum, bu konuyla ilgileniyorum.”
-Şiddet mağdurlarının güvenliği en önemli  konudur.

Aile içi şiddet kurbanı yeni bir  müvekkiliniz ile görüşmeden önce iki  önemli konu vardır:

1-Ne soracaksınız, nasıl soracaksınız?
2-Görüşmeye nasıl hazırlanacaksınız?

-Herkes partneri ile kavga eder. Sen evde kavga ettiğinde neler oldu? Kavganın sonucundan korktuğun için hiç davranışını değiştirdin mi?
-Partnerin seni tehdit ettiğinde ne hissediyorsun? Evde kendin ve çocukların için korktuğun bir şey var mı?
-Partnerinin yaptığı, seni rahatsız eden bir şey var mı?
-Partnerin seni ya da çocukları incitti ya da tehdit etti mi?
-Partneriniz size zorla bir şey yaptırdı mı?
-Partneriniz sizi ve çocuklarınızı eleştirir mi?
-Partneriniz sizin için nasıl tehlikeli olur?  Silahı var mı? Sizi ve çocuklarınızı silah  kullanarak tehdit etti mi?
-Partneriniz kontrolünü kaybeder mi?
-Partnerinizin ruhsal bozukluğu var mı?  Alkol ya da madde bağımlılığı var mı?
-Partneriniz için hiç polis çağırdınız mı?
-Hiç ayrılmaya çalıştınız mı? Ne oldu?
-İstismarın herhangi bir kanıtı var mı?  Fotoğraf, polis raporu, tıbbi rapor, yırtılmış  giysiler, silahlar, aile ya da arkadaşların  ifadesi..
-Maddi geliriniz eşinizin kontrolünde mi, siz  kullanabiliyor musunuz?
-Yasal durumu biliyor musunuz?
-Eve dönmeniz güvenli değil ise nerede  yaşayacağınızla ilgili bir planınız var mı?
-Eş, çocuk ve yaşlı istismarının kurbanları  için olan servislerden haberdar mısınız?

  • Uygun bir görüşme için gerekli parametreler;

Görüşme ortamı,
-Konuşan kişinin dikkati,
-Aktif dinleme
Sessiz
-Dikkati vermek (Göz temasını yitirmemek),
-Yorumda bulunmamak (Sözleri bitene dek beklemek),
-Sözel olmayan uyarıları dinlemek (Konuşma sırasında verilen duyguların anlaşıldığı belli edilmeli).
Sesli
-Ayrıntılama (Uygun yerde soru sorulmalı)
-Özetleme (Konu değiştirmelerden önce, yanlış anlamaları engeller).
Destekleyici olma,
-Niçin soruları sorulmamalı, suçlu hissettirilmemeli.
-Yalnız olmadığını hissettirme.
-Konu ile ilgili bilgi vererek, bu sorunun yalnız onun  sorunu olmadığını söyleyerek.
(European Campaign to Raise  Awareness of Violence Against  Women

20 Nisan 2009 tarihinde yürürlüğe giren ve yıl içerisinde gerçeğe aykırı adres beyanında bulunan ya da hiç beyanda bulunmayan kişilere idari para cezası uygulanmasını öngören Yönetmelik kapsamında, on binlerce kişiye idari para cezası uygulandı. 2011 yılı için, 20 iş günü içerisinde adres değişikliğini bildirmeyenlere 354 TL, gerçeğe aykırı adres bildiriminde bulunanlara ise 710 TL idari para cezası uygulanıyor.

Adres değişikliğini bildirmediği veya yanlış adres beyanında bulunduğu için para cezası kesilenlerin, Kabahatler Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde idari yaptırım kararına esas savunmasının kişiye tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ilçe nüfus müdürlüğüne bilgi ve belgelerle müracaat etmesi gerekiyor.

İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı ise kişi, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabiliyor.

Aylardır üzerinde yoğun olarak tartışılan ve sivil toplum örgütlerinin eylemline sebep olan Torba Yasa Resmi Gazete de yayınlandı.

Kanun metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL

Öte yandan 6110 Sayılı bazı kanunlarda değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. maddesi ile 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek Asliye Ticaret Mahkemeleri artık tek hakimle görev yapması hükmü getirilmiştir. 3. Fıkrası tamamen yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 13 – 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

“Sulh hukuk, asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri tek hâkimlidir.”

5235 Sayılı kanunun ilgili maddesinin değişiklikten önceki hali şöyledir:

MADDE 5.- Hukuk mahkemeleri, her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulur.

Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri tek hakimlidir.

Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemede bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur ve mahkeme bir başkan ve iki üye ile toplanır.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 14/02/2011 Tarihinde 27846 Sayılı Resmi Gazetede yayınlandı. Aynı sayılı Resmi Gazetede 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda yayınlanmıştır.

Kanunlara aşağıdaki linklerden” html ve open office” dosyaları olarak  ulaşabilirsiniz.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu

6103 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

6103 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 04/02/2011 Tarihli Resmi Gazete de yayınlandı. Kanunun yürürlüğe giriş tarihi 01/07/2012′dir.

Yeni Kanuna aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Resmi Gazete de yayınlandı. Kanun 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girecektir. Kanun ile getirilen değişikliklere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

6100 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu

Geçici 1. madde “Bakanlığın gerekli göreceği tohumluk çeşitleri hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl süre ile uygulanmaz.” hükmü ile geldiğimiz tarih “yerli üreticinin organik tarım yapmasına engel mi olacak?” sorularını da gündeme getiriyor.

Tohumculuk Kanununun tamamını aşağıda bulabilirsiniz.

5553 Sayılı Tohumculuk Kanunu

Tebligat Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunudaki  yapılan 12/01/2011 tarihli değişikliklere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

TEBLİGAT KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Türk Borçlar Kanunu Tasarısı 12.01.2011 tarihinde kabul edilerek kanunlaşmıştır. Yürürlüğe giriş tarihi 01.07.2012′dir.

Tasarı metnine ekteki linkten ulaşabilirsiniz.

Türk Borçlar Kanunu Tasarı Metni

Evlilik dışı çocuğun tannması ve soyadına ilişkin düzenleme Nüfus Hizmetleri Kanununda yapılan değişiklikle düzenlenmiştir. Buna göre;

5490 Sayılı Nufus Hizmetleri Kanunun 28. maddesinde evlilik dışı çocuğun baba tarafından nasıl tanınanabileceğine açıklık getirmiştir.

Tanıma işlemi

MADDE 28- (1) Tanıma; babanın yazılı başvurusu üzerine mahkemede yapılmışsa mahkeme tarafından, notere başvurusu üzerine düzenlenen senetle yapılmışsa noter tarafından tanımanın yapıldığı tarihten itibaren on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirilir.

(2) Tanımanın babanın vasiyetnamesindeki beyanla yapılması durumunda nüfus müdürlüğüne bildirim, vasiyetnameyi açan hâkim tarafından yapılır.

(3) Nüfus memuruna yapılan tanıma beyanı ise doğrudan aile kütüklerine tescil edilir.

(4) Tanınan çocuklar babalarının hanesine baba adı ve soyadı ile analarının kimlik ve kayıtlı olduğu yer bilgileri belirtilmek suretiyle tescil edilir.

(5) Yurt dışında yapılan tanıma işlemlerine ait bildirimler dış temsilciliklere veya Türkçeye tercüme edilip, onaylanmış olmak kaydıyla yurt içinde nüfus müdürlüklerine yapılabilir.

Düzenlemeye göre; Nüfus Müdürlüklerine  başvuru ile de kolaylıkla tanıma işlemi yapılabilmektedir.

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)
The Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination against Women

Kabul Tarihi: 18 Aralık 1979
Yürürlüğe Giriş Tarihi: 3 Eylül 1981
Türkiye, CEDAW’ı, 20 Aralık 1985 tarihinde kabul etti.

CEDAW NEDEN ÖNEMLİDİR?
İster devlet ister özel şahıslar tarafından olsun, kadınlara karşı yapılan her türden ayrımcılığı ortadan kaldırmayı amaçlayan, kadınlara yönelik ayrımcılığı bir insan hakları sorunu olarak gören ilk bağlayıcı uluslararası sözleşmedir.

2 Mart 200 itibariyle 186 ülke Sözleşme’ye taraftır.

1. Madde: Ayrımcılığın Tanımı

İşbu Sözleşmeye göre, “kadınlara karşı ayırım” deyimi kadınların, medeni  durumlarına bakılmaksızın ve kadın ile erkek eşitliğine dayalı olarak politik, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni ve diğer sahalardaki insan hakları ve temel özgürlüklerinin tanınmasını, kullanılmasını ve bunlardan yararlanılmasını engelleyen veya ortadan kaldıran veya bunu amaçlayan ve cinsiyete bağlı olarak yapılan herhangi bir ayırım, mahrumiyet veya kısıtlama anlamına gelecektir.
Kadınların siyasal, sosyal, ekonomik, hukuki ve kültürel haklardan erkeklerle eşit oranda yararlanmalarını öngörür.
Bu eşitliğin sağlanması için geçici özel tedbirlerin alınmasını öngörür.
Kadın-erkek eşitsizliğine yol açan geleneksel uygulama ve inançları değiştirilmesi için tedbirler alınmasını ve bir politika oluşturulmasını öngörür.
Yasal değişiklikleri eşitliğin sağlanması bakımından yeterli görmez. Yasaların etkin biçimde uygulanması ve kadın erkek eşitliğinin kamusal ve özel yaşamda hayata geçirilmesi için bir devlet politikası oluşturulmasını öngörür.

CEDAW NASIL BİR KORUMA ÖNGÖRÜR?
Kadınların siyasal, sosyal, ekonomik, hukuki ve kültürel haklardan erkeklerle eşit oranda yararlanmalarını öngörür.
Bu eşitliğin sağlanması için geçici özel tedbirlerin alınmasını öngörür.
Kadın-erkek eşitsizliğine yol açan geleneksel uygulama ve inançları değiştirilmesi için tedbirler alınmasını ve bir politika oluşturulmasını öngörür.
Yasal değişiklikleri eşitliğin sağlanması bakımından yeterli görmez. Yasaların etkin biçimde uygulanması ve kadın erkek eşitliğinin kamusal ve özel yaşamda hayata geçirilmesi için bir devlet politikası oluşturulmasını öngörür.

CEDAW hangi hakları korur?
1. Madde: Kadınlara karşı ayrımcılığın tanımı
2. Madde: Devletin geliştireceği politika
3. Madde: Temel hak ve özgürlüklerin korunması
4. Madde: Özel tedbirler: Geçici ve özel
5. Madde: Ayrımcı önyargılar, gelenekler ve uygulamaların ortadan kaldırılması
6. Madde: Kadın ticaretinin engellenmesi ve fuhuş yolu ile istismara son verilmesi
7. Madde: Siyasi ve sosyal yaşam
8. Madde: Temsil
9. Madde: Uyrukluk
10. Madde: Eğitim
11. Madde: İstihdam
12. Madde: Sağlık
13. Madde. Ekonomik ve sosyal yaşam
14. Madde: Kırsal kesimde yaşayan kadınlar
15. Madde: Hukuk
16. Madde: Evlilik ve Aile Hayatı

CEDAW KOMİTESİ

Sözleşmenin 17. maddesi, denetim organı olarak CEDAW Komitesinin kurulmasını öngörmüştür.
Sözleşmeye taraf devletler tarafından aday gösterilen ve seçimle görev alan 23 bağımsız uzman kadından oluşur.
Komite’nin şu anki başkanı, Prof. Dr. Feride Acar

KOMİTE NASIL DENETİM YAPAR?
1- Ülke Raporları
Devletlerin her 4 yılda bir sundukları raporları inceler ve tavsiyelerde bulunur.
Devletlerin sunduğu raporlar ülkedeki politik, hukuksal ve sosyal çerçevede Sözleşmeyi uygulamak için aldığı tedbirleri, her bir maddeye ilişkin olarak atılan adımları içerir.
Bu raporları değerlendirirken ihtiyaç duyduğunda STK’lardan ve bağımsız organlardan istatistiksel bilgiler alır.
Komite devlet yetkililerine soru sorabilir.

STK’lar bu sürece nasıl katkıda bulunabilirler?
STKlar “gölge rapor” denilen alternatif raporlarla, Komite’nin ilgili devlet hakkında yayınlayacağı rapora etkide bulunurlar.
Komite toplandığında STKlar oturumlara gözlemci olarak katılabilirler, lobi faaliyeti yürütebilirler
Rapor ve bilgilerin gönderilebileceği adres: Room DC2-1220, P.O. Box 20, United Nations, New York, NY 10017, United States of America
Raporlar her bir Sözleşme maddesine ilişkin, kısa ve net olmalı. İstatistiksel bilgiler içermesi ve somut önerilerde bulunması yararlı olur.

2. Tavsiye Kararları
Sözleşmenin 21. maddesinin verdiği yetki ile Komite, genel tavsiye kararları yolu ile CEDAW’ı yorumlar.
Herhangi bir devlete yönelik olarak yayınlanmazlar, geneldirler.
Tavsiye niteliklidirler, bağlayıcı değildirler!

3. İhtiyari Protokol
1993 yılında Viyana’da yapılan Dünya İnsan Hakları Konferansında, 1995 yılında Pekin’de yapılan Dünya Kadın Konferansında, gündeme geldi.
1999 yılında ihtiyari protokol BM Genel Kurulunda kabul edildi.
2000 yılında yürürlüğe girdi.
Türkiye, 8 Eylül 2000’de, İhtiyari Protokol’e imza attı ve 29 Ekim 2002’de İhtiyari Protokol’ü onayladı.

İhtiyari Protokol nedir?
Devletin yargılama yetkisi altında bulunan kadınlara ve kadın gruplarına, Sözleşme’nin ihlal edilmesi halinde CEDAW Komitesine BİREYSEL BAŞVURU HAKKI tanır.

Komite’ye İNCELEME YETKİSİ tanır.

Bireysel Başvuru Koşulları
Sözleşme’de korunan haklardan en az biri ihlal edilmiş olmalıdır.
İç hukuk yolları tüketilmiş olmalıdır.
Başvuru yazılı ve imzalı olmalıdır.
Dava konusu, daha önce başka bir uluslararası mekanizmada incelenmemiş ya da halen incelenmiyor olmalıdır.
Devletin İhtiyari Protokolü kabulünden sonra gerçekleşen bir ihlal olmalıdır.

Bireysel Başvurunun Sonuçları
Komite, telafisi imkansız bir zararın gerçekleşebileceği hallerde, ihtiyati tedbir alınmasına karar verebilir.
Komite, devletten bilgi alabilir. Devletin de 6 ay içinde görüş bildirme hak ve yükümlülüğü vardır.
Komite, İnceleme sonucunda devlete görüş ve önerilerini bildirir. Devlet 6 ay içinde, aldığı tedbirleri Komite’ye bildirir.
Komite, tazminat ödenmesine ya da bir ceza verilmesine hükmedemez.
Komite, devletin bu görüşleri dikkate alıp almadığını takip eder.

Komite’nin İnceleme Yetkisi
İhtiyari Protokol’e taraf olan bir devlette, CEDAW’da korunan hakların ciddi ve sistematik biçimde ihlal edilmesi halinde, Komite kendiliğinden harekete geçerek inceleme yetkisini kullanır.
Devletle işbirliği yapma yollarını arar.
Devlet kabul ederse inceleme ziyaretinde bulunabilir.
Görüş ve önerilerini başvurucu ve devlete bildirir.
Devlet buna 6 ay içinde cevap verir.
Prosedür gizli yürütülür.

4. Devletlerin Başvurusu
CEDAW’ın 29. Maddesine göre iki veya daha fazla taraf devlet arasında Sözleşmenin yorum veya uygulamasından doğan ve müzakere ile çözümlenemeyen herhangi bir uyuşmazlık, birinin talebi ile hakem kuruluna götürülecektir.
Taraflar tahkimname talebinden itibaren 6 ay içinde hakem kurulunun teşekkül tarzında anlaşmazlarsa, taraflardan herhangi biri uyuşmazlığı Uluslararası Adalet Divanı’na, Divan Statüsü uyarınca götürebilir.
Bu konuda çok sayıda çekince vardır ve bu koruma yolu, şimdiye kadar hiç kullanılmamıştır.

Komitenin Türkiye Raporu
17-20 Ocak 2005
TCK’da bekaret testlerinin veya genital testlerin kadınların rızası olmadan yapılamayacağı belirtilmeli. Bu tür testlerde, kadının rızası ön şart olmalı.

TCK’da “namus” yerine “töre” iadesinin kullanılması ceza indirimine yol açabilir. Hem namus hem de töre cinayetlerine en ağır ceza verilmeli; töre ve namus cinayetleri, “nitelikli insan öldürme” suçu kapsamında değerlendirilmeli.

TCK’da 15-18 yaş arası gençlerin kendi rızalarıyla girdikleri cinsel ilişkilere getirilen yasaklar özellikle kız çocuklarını olumsuz etkiler. Bu yasaklar kaldırılmalı.

Medeni Kanun’da “edinilmiş malların ortak paylaşımını” düzenleyen Mal Rejimi, geriye doğru uygulanmalı. Yasanın bugünkü halinin yarattığı olumsuz sonuçları devlet takip etmeli.
Aile içi şiddet sürüyor. Şiddet gören kadınlar, yasalarda yer alan korunma mekanizmalarından habersiz. Devlet, kadına karşı şiddet konusunda eylem planlarını hayata geçirmeli. “Ailenin Korunması Yasası”nın uygulanıp uygulanmadığı izlenmeli.
Türkiye’de kadın sığınaklarının sayısı yetersiz. Belediyeler Yasası ile sığınakların yerel yönetimlere devri, kadınlar açısından yeni tehlikeler içeriyor. Devlet yeni sığınaklar açmalı, yerel yönetimlerin yeni sığınaklar açmak için mali kaynağa ve insan kaynağına sahip olup olmadığını kontrol etmeli. Ayrıca, sığınakların işletilmesi ve denetlenmesi konularında sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğine gitmeli.

Birleşmiş Milletler Havana Prensipleri

Madde 14 Avukatların Rolüne dair:

Avukatlar, müvekkillerinin haklarını korurken ve adaletin gerçekleşmesine çalışırken, ulusal ve uluslar arası hukukun tanıdığı insan haklarını ve temel özgürlüklerini yüceltmeye çalışırlar ve hukuka, hukukçuluk mesleğinin kabul görmüş standartlarına ve ahlaki kurallarına uygun biçimde serbestçe ve özenle hareket ederler.

Avukatlığın Amacı-Avukatlık Yasası Madde 2:

Avukatlığın amacı:

Hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını, her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurum ve kurumlar nezdinde sağlamaktır.

Avukatlık hizmeti en profesyonel anlamda, problemlerin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla satın alınması gereken bir hizmettir. Ülkemizde halen avukatlık hizmetine, problem ortaya çıktıktan sonra müracaat edilmeye çalışılmakta ve uzun yıllar süren davalarla uğraşılmaktadır. Bu nedenle hukuk büromuz Uyuşmazlıkların analizi ve çözümünde kalıplara sıkışmışlığın ve dar çerçeveden bakışın yerini geniş vizyon, sağ duyu ve süratli çözümlerin alması gerektiği bilinci ile hareket ederek problem ortaya çıkmadan önlenmesi yolunu tercih etmekte müvekkillerini de bu konuda bilinçlendirmektedir.

Ofisimiz aynı zamanda “Uzlaştırma Avukatlığı” kimliğine de sahiptir.



Bu web sitesinde yer alan bilgiler avukat müvekkil ilişkisi oluşturulmasına yönelik olmayıp, hukuki hizmetlerimizin kapsamı ve çalışma alanlarımız hakkında genel bir görüş edindirmeyi amaçlamaktadır. Türkiye Barolor Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği Madde 9'da belirtilen, "Teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda, avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları"na aykırı olmayacak şekilde kendisini ifade etme hakkına sahiptir." ilkesine dayanılarak hazırlanmıştır.